A rapid industrialization drive took place in Turkey in the 1930s. For the rulers of the early Republican period, industrialization was not only the production of certain goods, but also the main means of social development and modernization. In this way, not only economic development would be achieved, but also social cohesion and communication with the West would be ensured. At the center of industrialization was Sümerbank, which was established as a result of protracted debates to replace its predecessors. Sümerbank undertook very important tasks in terms of social integration and the elimination of socio-economic inequalities in Turkey. In addition to these duties, one of the most important tasks it fulfilled was to train the labor force needed by the industry. In this context, through the wide range of social rights it offered to its employees, it both connected them to the factories and contributed to the creation of a qualified and continuous labor force. In this study, we have included the social policy practices implemented in Sümerbank through these rights, because the main problem experienced in the factories affiliated to Sümerbank was the lack of qualified and permanent workers. Sümerbank struggled with this problem through the social policies it implemented within its own organization and achieved success after a long process.
1930’lu yıllarda Türkiye’de hayata geçirilen sanayileşme hamlesi, erken Cumhuriyet yönetimi açısından yalnızca üretim artışına yönelik bir iktisadi tercih değil, aynı zamanda toplumsal kalkınma, modernleşme ve ulus-devlet inşasının temel araçlarından biri olarak kurgulanmıştır. Bu süreçte sanayi politikaları, ekonomik gelişmenin yanı sıra toplumsal bütünleşmenin sağlanması ve Batılı ülkeler ile kurulan ilişkilerin güçlendirilmesi hedefleriyle bütünleşik biçimde ele alınmıştır. Söz konusu dönüşümün kurumsal merkezinde, uzun tartışmalar sonucunda kurulan Sümerbank yer almıştır. Sümerbank, yalnızca sanayi yatırımlarını yönlendiren bir iktisadi aktör olarak değil, aynı zamanda Türkiye’de erken dönem sosyal politika uygulamalarının kurumsallaştığı önemli bir yapı olarak öne çıkmıştır. Kuruma bağlı fabrikalarda karşılaşılan en temel sorunlardan biri ise, nitelikli ve sürekli işgücünün yetersizliği olmuştur. Sümerbank bu sorunu piyasa mekanizmalarıyla değil, kendi bünyesinde geliştirdiği sosyal politika uygulamaları aracılığıyla çözmeye çalışmıştır. Çalışanlarına sunmuş olduğu barınma, sağlık, eğitim ve sosyal güvence gibi geniş kapsamlı sosyal haklar, hem işgücünün yeniden üretimini sağlamış hem de işçilerin fabrikalara bağlılığını arttırmıştır. Bu bağlamda Sümerbank, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünü yetiştiren ve sürekliliğini sağlayan bir sosyal politika aktörü olarak işlev görmüştür. Uygulanan politikalar, bir yandan işçi refahını artırırken, diğer yandan emek piyasasında istikrarı ve kurumsal sadakati güçlendirmiştir. Çalışma, Sümerbank örneği üzerinden erken Cumhuriyet döneminde sanayileşme ile sosyal politikanın nasıl iç içe geçtiğini ve sosyal politikaların kalkınma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak nasıl konumlandırıldığını ortaya koymaktadır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Labor Economics and Industrial Relations |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | May 29, 2025 |
| Acceptance Date | January 28, 2026 |
| Publication Date | January 30, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 17 Issue: 1 |
The Journal of Labour Relations is a peer-reviewed scholarly journal of national and international scope, published biannually in January and July.