Research Article

Erken Dönem Tefsirlerinde Otantiklik Problemi ve Müellif-Eser İlişkisi

Volume: 24 Number: 1 June 15, 2020
EN TR

Erken Dönem Tefsirlerinde Otantiklik Problemi ve Müellif-Eser İlişkisi

Öz

Erken dönem (h. I-III) eserleri, tefsir çalışmalarında en temel veri kaynaklarıdır. Ancak ilgili eserler dönemin şartları içerisinde şekillenmiştir. Bu süreçte okuma-yazma ve okullaşma oranı düşüktür. Yeterli oranda yazı malzemesi temini kolay değildir. Bu sebeple bilgi başlangıçta genellikle şifahî olarak aktarılmış, yazıya geçirilen bir kısım orijinal malzeme ise günümüze ulaşmamıştır. Genellikle rivayetle bazen de yazıyla aktarılan bilgi, sonraki tarihlere ait yazma nüshalar üzerinden öğrenilebilmektedir. Ancak müellif ile elde edilebilen yazma nüshalar arasında ciddi zaman aralığı vardır. Aradaki bu zaman dilimi birtakım sorunların oluşmasına yol açmıştır. Öyle eserler vardır ki müellifi tartışmalıdır. Öyle bilgiler vardır ki sonradan eklendiği apaçıktır. Döneme ait bazı eserler sonraki asırlara ait kaynaklardan derlendiği halde müellif nüsha izlenimi verircesine erken dönemde yaşayan bir kısım şahısların ismiyle basılmıştır. Bahse konu meselelerden her biri referans olarak kullanılacak bilginin ve onun üzerinden oluşturulacak algının mahiyetini etkileyecek niteliktedir. Konunun Kur’ân yorumuyla ilişkisi ve bağlayıcılık niteliğinin olması ayrı bir önem arz etmekte, bu sebeple de özellikle tefsir ilminde referans kaynağın oluşum aşamalarını bilmeyi gerektirmektedir. Makalede erken dönem tefsir eserlerinde müellif-eser ilişkisi ilgili boyutlarıyla yeterli sayıda örnek üzerinden işlenmeye çalışılmıştır.
Özet: Tefsir çalışmalarında erken dönem eserleri, en temel veri kaynaklarıdır. Ancak ilgili eserler dönemin şartları içerisinde şekillenmiştir. Veriler başlangıçta genellikle şifahî olarak aktarılmış, yazıya geçirilen bir kısım orijinal malzeme ise günümüze ulaşmamıştır. Dolayısıyla tefsire dair bilgiler büyük oranda Buhârî (ö. 256/870), Müslim (ö. 261/875), Tirmîzî (ö. 279/892), Nesâî (ö. 303/915) gibi tefsir babları olan eserler başta olmak üzere Taberî (ö. 310/923) ve İbn Ebî Hâtim (ö. 327/938) gibi rivayet içerikli ansiklopedik kaynaklardan elde edilmektedir.
Erken dönemde yaşamış bazı şahısların sonraki tarihlere ait nüsha veya nüshaları da bu birikime katkı sağlamaktadır. Ancak ilmî çalışmalarda günümüze ulaşan yazma nüshalar ile müellif nüsha arasındaki uyuma veya farklılığa dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü dönemin sınırlı imkanları, müellif ile yazma nüsha arasındaki zaman aralığı, zaman içerisinde metinlerde meydana gelen aşınma, müstensihin kapasitesi veya taraftarı olduğu düşünce, metnin orijinal nüshasına ilave ve eksiltmeler yapmaya sebep olmuştur. Nadir de olsa eserde yer alan görüşlerin itibar kazanması için eserin dönemin tanınmış bir kişisine isnat edilme durumu da söz konusudur.
Bu itibarla makalede önce müellifle günümüze ulaşan nüshalar arasındaki zaman farkına dikkat çekilmiştir. Buna bağlı olarak müellife aidiyeti tartışmalı olan eserlerin olabileceğine vurgu yapılmıştır. Eseri ilavelerle genişleten, açıklayan veya kısaltan kimselerin isimleri müellif ismi olarak verildiği olabilmektedir.
Müellif ile günümüze ulaşan yazma eser arasındaki zaman aralığında esere ilavelerin yapılabildiği örneklerle gösterilmiştir. Ancak bazen nüshalar arasındaki farklılık müstensihin bilgisizliğinden tutun da unutkanlığına ve hatta bilerek değiştirmeye kadar birçok sebebe dayanabilmektedir.
Nakline özel bir önem atfedilen hadis rivayetlerinde dahi yazılı döneme geçtikten sonra bile bilerek veya bilmeyerek ilavelerin yapılmış olması dönem itibarıyla gayet mümkündür.
Ancak bu çalışma sadece tefsir eserleri üzerinden yapılmıştır. Çünkü sınırlı sayıdaki tefsir eserleri üzerinden yapılan örnekleme dahi makale sınırlarını zorlamaktadır.
Çalışmada örnek olarak İbn Abbâs, Ferrâ, Ebû Ubeyde vb. seçilen eserlerin asıl metinleri gözden geçirilmiş, muhakkik değerlendirmeleri başta olmak üzere ilgili eserleri ve dönemi konu edinen yüksek lisans ve doktora çalışmaları mümkün olduğunca incelenmeye çalışılmıştır. Değerlendirmelerde tefsir eserlerinin konu edinildiği İbnu’n-Nedîm, Saʻlebî ve İbn Hallikân gibi klasik dönem kaynakları yanında Edirnevî gibi Osmanlı dönemi; Brockelman ve Sezgin gibi modern dönem eserlerinden faydalanılmıştır. Yazma eserler konusunda değerlendirmelerde bulunan kitap, makale ve ansiklopedi maddelerinden de istifade edilmiştir.
Yapılan çalışma, erken dönem tefsirleri referans verilirken müellif-nüsha ilişkisinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini ortaya koymuştur. Zira kaynaklarda müfessir olarak bir kısım isimlerin adı geçse de bunlardan bazılarının ilgili bilgiyi yazılı hale dönüştürüp dönüştürmediği tartışmalıdır. Zira tedvin dönemi en erken şekliyle tâbiîn döneminde başlatılmaktadır. Yazı kısmî olarak devreye sokulsa bile verilen örneklerden bilgiyi rivayetle aktarma eğiliminin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Döneme ait orijinal herhangi bir eserin günümüze ulaşmaması, ilgili bilgileri günümüze taşıyan en eski yazma eserler ile müellifleri arasında ciddi zaman aralığının olması bilginin güvenirliliği konusunu gündeme getirmektedir. Bu durum araştırmalarda ve bilginin güncellenmesinde dikkate alınması gereken bir husustur. Zira bazı bilgilerin müellifinin belirlenmesinde zorlanıldığı görülmüştür. Ayrıca nakil sırasında çeşitli etkenlerle bilginin eksik veya yanlış nakledilmiş olma ihtimali yanında sonradan eklemelerin de olabileceği anlaşılmıştır. Tefsir ilmi bağlamında rivayet analizinin gerektiği şekilde yapılmamış olması, bazı eserlerde sonradan ekleme yapılan bilginin azımsanmayacak ölçülere ulaşma ihtimali dikkat edilmediğinde yanlış sonuçlara götürebilecektir.
Ayrıca yazma eserlerden müellif nüshası oluşturma kendi içerisinde bazı zorlukları barındıran zorlu bir süreçtir. Ne denli titizlik gösterilirse gösterilsin eserin yazma nüshalardan derlendiği unutulmamalı, azami hassasiyete rağmen hataların olabileceği bilinmelidir.
Bazı bilgilerin sonraki dönem kaynaklarında yer alan rivayetlerden hareketle müellifle ilişkilendirilip kitap haline getirilmesi dikkate alınması gereken diğer bir husustur. Çalışmalarda bazı eserlerin sonraki döneme ait rivayetlerin toplanmasıyla oluşturulduğu unutulmamalıdır. Oluşumundaki süreç dikkate alınmadığında ilgili malumatın erken döneme ait yanlış algı oluşturmasının yanında kutsalla bağlantısı sebebiyle her yönüyle doğru ve kesin bilgi ifade ettiği zannına yol açma ihtimali de vardır. Müellifin kaleminden çıkan orijinal bilgi ile sonraki dönem eserlerden müellife aidiyeti iddia edilerek toplanan bilginin niteliği ve bilgi değeri arasında fark olduğu aşikardır. Bilgi transferinde bu farka dikkat etmek gerekmektedir.
Dolayısıyla asıl görevi Allah’ın muradını tespit etme olan müfessirin araştırmaları sırasında erken döneme ait eserlerin söz konusu özelliklerini dikkate alma mecburiyeti vardır. Güvenilir bilgi transferi ve sağlıklı din algısı ancak bu dikkatle elde edilebilecektir.

Anahtar Kelimeler

Thanks

Makaleye göstereceğiniz emek ve gayrete şimdiden teşekkür ederim.

References

  1. Abdülbâkî, Muhammed Fuad. Muʻcemü ġarîbu’l-Kur’an müstahricen min sahîhi’l-Buhârî. Kahire: Dâru’l-İhyâi’l-Kütübi’l-Arabiyye, 1950.
  2. Abdürrezzâk b. Hemmâm b. Nâfi‘ es-San‘ânî el-Himyerî. Tefsîru Abdurrezzâk. thk. Muhmûd Muhammed Abduh. Beyrut: Dâru’l-Kütübü’l-İlmiyye, 1999.
  3. Ahfeş el-Evsat, Ebü'l-Hasen Saîd b. Mes‘ade el-Mücâşiî el-Belhî. Meâni’l-Kur’an. thk, Hüdâ Mahmud Karaa. Kahire: Mektebetü’l-Hancı, 1990.
  4. Âişe Abdurrahmân Binti Şâtı’. el-İʻcâzu’l-beyânî li’l-Kur’ân ve mesâilu Nâfi b. Ezrâk. Kahire: Dâru’l-Meârif, 2004.
  5. Akgün, Hüseyin. “Sahâbe Tefsirinin Hz. Peygamber’e İsnâdı Meselesi”. Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. 8 (2017), 21-54.
  6. Akk, Halid Abdurrahmân. Usûlu’t-tefsîr ve kavâiduh. Beyrut: Dâru’n-Nefâis, 1986.
  7. Alp, Musa. “Arap Dilinde Telif Edilmiş el-İfsâh Adlı Eserin Aidiyet Problemi, Kaynakları, İçeriği ve Değerlendirilmesi”. Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. 10/2 (2010), 87-110.
  8. Avcan, Velid Hüveymil. “Tefsîru hamsemie âye mine’l-Kur’ani’l-Kerîm fi’l-emr ve’n-nehy ve’l-halâl ve’l-harâm”. Dirâsâtu Ulûmi’ş-Şerîa ve’l-Kânûn. 35/2 (2008), 430-455.

Details

Primary Language

Turkish

Subjects

Religious Studies

Journal Section

Research Article

Publication Date

June 15, 2020

Submission Date

February 17, 2020

Acceptance Date

April 24, 2020

Published in Issue

Year 2020 Volume: 24 Number: 1

ISNAD
Kaya, Süleyman. “Erken Dönem Tefsirlerinde Otantiklik Problemi Ve Müellif-Eser İlişkisi”. Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 24/1 (June 1, 2020): 497-518. https://doi.org/10.18505/cuid.688217.

Cited By