Öz
Bu çalışma, sosyal öğrenme kuramı çerçevesinde ebeveynlik rollerinin nasıl öğrenildiğini ve kuşaklararası aktarım mekanizmalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Sosyal hizmet disiplini kuşaklararası aktarımı yalnızca farklı gruplarda incelemekle kalmaz aynı zamanda dezavantajlılık ve geçmiş travmaların etkilerini azaltmayı ve bireylerin iyilik hali ve güçlenmesini desteklemeyi de hedefler. Bu doğrultuda, nitel araştırma deseniyle yürütülen çalışmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış, 18 yaş altı çocuğa sahip 56 katılımcı arasından seçilen 30 ebeveyn (15 anne, 15 baba) ile yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA 2024 programı kullanılarak üç ana tema altında kodlanmıştır. Bu temalar; Ebeveynlik Algısı, Kuşaklararası Aktarım, Sosyal ve Kültürel Etmenler ’dir. Betimsel analiz sonucunda, katılımcıların ebeveynliği sevgi, ilgi, empati ve sorumluluk gibi değerlerle birlikte disiplin ve sınır koyma üzerinden tanımladığı; annelik ve babalık rollerinin kimi zaman geleneksel cinsiyet kalıplarıyla, kimi zaman ise daha demokratik ve paylaşımcı bir tutumla ifade edildiği görülmüştür. Ayrıca ebeveynlik rollerinin yalnızca içgüdüsel değil, kök aile deneyimlerinden öğrenilen ve bilinçli tercihlerle yeniden şekillenen bir süreç olduğu saptanmıştır. Toplumsal normlar, aile büyükleri, sosyal çevre ve modern bilgi kaynaklarının ebeveynlik tutumları üzerinde belirleyici olduğu da çalışmadan elde edilen bulgular arasında yer almaktadır. Erişilen bulgular ebeveynliğin sosyal, kültürel ve kuşaklararası öğrenme süreciyle bağlantısını ortaya koyarak; sosyal öğrenmenin sosyal hizmet açısından önemini açığa çıkarmaktadır.
This study aims to examine how parenting roles are learned and transmitted across generations within the framework of social learning theory. The discipline of social work not only observes intergenerational transmission across different social groups but also seeks to reduce the effects of disadvantage and past traumas while promoting individuals’ well-being and empowerment. In this context, the study was conducted using a qualitative research design and a purposive sampling method. Structured interviews were carried out with 30 parents (15 mothers and 15 fathers) selected from among 56 participants who had children under the age of 18. The data obtained were coded under three main themes using the MAXQDA 2024 program: Parenting Perception, Intergenerational Transmission, and Social and Cultural Factors. Descriptive analysis revealed that participants defined parenting through values such as love, attention, empathy, and responsibility, along with discipline and setting boundaries. It was also found that motherhood and fatherhood roles were expressed sometimes through traditional gender norms and sometimes through a more democratic and shared understanding. Furthermore, parenting roles were identified not as purely instinctive but as practices learned from family-of-origin experiences and reshaped through conscious choices. Social norms, elders, social environments, and modern sources of information were also found to have significant influences on parenting attitudes. The findings reveal the connection between parenting and the social, cultural and intergenerational learning process, revealing the importance of social learning for social work.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Development Studies (Other), Social and Personality Psychology (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 7, 2025 |
| Acceptance Date | February 16, 2026 |
| Publication Date | March 15, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1779560 |
| IZ | https://izlik.org/JA82YA94HC |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 28 Issue: 1 |