Bu makale, Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğine karşı çıkmasının Alman medya kuruluşu Deutsche Welle'de nasıl çerçevelendiğini, içerik analizi ve van Dijk tarafından kavramsallaştırılan mikro düzey bir strateji olan sözcükselleştirmeye odaklanan Eleştirel Söylem Analizi (CDA) kullanarak analiz etmektedir. 2022 ile 2023 yılları arasında yayınlanan on İngilizce haber makalesinin niteliksel içerik analizi yoluyla, bu çalışma Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı otoriter, engelleyici ve fırsatçı olarak tasvir eden olumsuz çağrışımlı bir dilin tutarlı bir örüntüsünü tespit etmektedir. ‘Tehdit etmek’, ‘oyalamak’, ‘u-dönüşü yapmak’ ve ‘sözde terrorist’ gibi sözcük seçimleri, Türkiye'nin güvenlik endişelerinin ve diplomatik faaliyetlerinin meşruiyetini azaltan bir söyleme katkıda bulunmaktadır. Haberlerde tarafsız veya hafif olumlu ifadelere zaman zaman yer verilse de eleştirel tonun daha baskın ve yaygın olduğu görülmektedir. Bu bulgular, Batı medyasının anlatılarında, Batı dışı muhalefeti sorun haline getiren ve baskın jeopolitik perspektifleri pekiştiren daha geniş bir eğilimi yansıtmaktadır. Çalışma, siyasi anlatıları şekillendirmede dilin rolünü vurgulamakta ve uluslararası habercilikte ideolojik önyargıları ortaya çıkarmada ESA'nın önemini ortaya koymaktadır.
This article analyses how Türkiye’s opposition to Sweden’s NATO membership is framed in the German media outlet -Deutsche Welle- employing content analysis and Critical Discourse Analysis (CDA) with a focus on lexicalization—a micro-level strategy conceptualized by van Dijk. Through qualitative analysis of ten English-language news articles published between 2022 and 2023, the study identifies a consistent pattern of negatively connoted language depicting Türkiye and President Erdoğan as authoritarian, obstructionist, and opportunistic. Lexical choices such as ‘threaten’, “stall”, ‘u-turn’, and “so-called terrorist” contribute to a discourse that delegitimizes Türkiye’s security concerns and diplomatic agency. Although occasional neutral or mildly positive phrases appear, they do not substantially alter the dominant critical tone. These findings reflect a broader trend in Western media narratives that problematize non-Western dissent and reinforce dominant geopolitical perspectives. The study underscores the role of language in shaping political narratives and affirms the utility of CDA in revealing ideological bias in international news coverage.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Politics in International Relations |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 1, 2025 |
| Acceptance Date | January 27, 2026 |
| Publication Date | January 29, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 88 |