This study examines the historical development of the feminist struggle against gender inequality, highlighting how certain rights and protections—initially regarded as progressive gains—can paradoxically reproduce patriarchal norms when removed from their historical and social context. By analyzing key feminist waves and theoretical approaches, the research shows that rights such as maternity leave, breastfeeding breaks, flexible working arrangements, protective labor laws, and menstrual leave, while designed to support women’s participation in the workforce, can also reinforce traditional gender roles by positioning women primarily as “natural caregivers” or “fragile subjects.” The findings reveal that feminist politics should not be viewed as static; even well-established rights must be continually questioned to assess whether they produce genuinely equal outcomes. Achieving real gender equality requires not only gaining new rights but also critically evaluating how existing policies interact with patriarchal structures. In this regard, the study emphasizes that feminist gains are not absolute but must be redefined and restructured in line with the transformation of underlying social norms.
It is hereby declared that scientific and ethical principles were adhered to during the preparation of this study and that all studies used as references are listed in the bibliography.
Bu çalışma, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı yürütülen feminist mücadelenin tarihsel gelişimini ele alarak, başlangıçta ilerici kazanımlar olarak görülen bazı hak ve korumaların, tarihsel ve toplumsal bağlamından koparıldığında ataerkil normları yeniden üretebilme potansiyeline dikkat çekmektedir. Feminist dalgaların ve temel kuramsal yaklaşımların katkılarıyla incelenen doğum izni, emzirme izni, esnek çalışma düzenlemeleri, koruyucu iş yasaları ve regl izni gibi hakların, kadınların iş gücüne katılımını desteklemekle birlikte, kadını öncelikle “doğal bakıcı” veya “kırılgan” olarak konumlandırarak geleneksel cinsiyet rollerini pekiştirebildiği görülmektedir. Araştırmanın bulguları, feminist politikanın statik olmadığını, kazanılmış hakların dahi eşitlikçi sonuçlar doğurup doğurmadığının sürekli olarak sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Gerçek toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için, yalnızca yeni haklar elde etmek değil, mevcut düzenlemelerin ataerkil yapılarla nasıl ilişkilenebileceğini eleştirel bir bakışla değerlendirmek gerekmektedir. Bu bağlamda çalışma, feminist kazanımların mutlak değil, dönüştürülebilir olduğuna ve toplumsal normların dönüşümüyle birlikte yeniden tasarlanması gerektiğine vurgu yapmaktadır.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Sociology (Other) |
| Journal Section | Review |
| Authors | |
| Submission Date | September 11, 2025 |
| Acceptance Date | January 10, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.17755/esosder.1782545 |
| IZ | https://izlik.org/JA84WB39BK |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 25 Issue: 2 |