Bilgi yönetimi, örgütlerin rekabet avantajı elde etmelerinde stratejik bir unsur olarak öne çıkmakla birlikte, genellikle toplumsal cinsiyet boyutu ihmal edilmiştir. Oysa bilgiye erişim, paylaşım ve değer atfetme süreçleri toplumsal cinsiyet ilişkilerinden bağımsız değildir. Bu çalışma, 2015–2025 yılları arasında yayımlanan ve Scopus veri tabanında taranan onbeş makaleyi inceleyerek bilgi yönetimi literatüründe toplumsal cinsiyet söylemlerinin nasıl kurulduğunu araştırmaktadır. Araştırma, postyapısalcı feminist kuramın sunduğu kuramsal çerçeve ile Norman Fairclough’un diyalektik-ilişkisel yaklaşımına dayalı Eleştirel Söylem Analizi yöntemini birleştirmektedir. Analiz sonucunda kadınların bilgi yönetiminde çoğunlukla “eksik özne”, “kurumsal fayda üreticisi” ya da “tamamlayıcı kaynak” olarak temsil edildiği görülmüştür. Söylemler, kadınların riskten kaçınan, edilgen, duygusal ve bakım odaklı aktörler olarak inşasına yoğunlaşmakta, böylelikle ataerkil iş bölümü yeniden üretilmektedir. Bazı çalışmalar kadınların etik, şeffaf ve sürdürülebilirlik odaklı yönlerini görünür kılsa da bu söylemler de kadın emeğini araçsallaştıran neoliberal mantıkla iç içe geçmektedir. Ayrıca literatürde kadın deneyimlerinin çeşitliliği (yaş, sınıf, etnisite, sektör) büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Bu bulgular, bilgi yönetimi literatüründe toplumsal cinsiyetin hâlâ yüzeysel ve kalıp yargılara dayalı biçimde işlendiğini göstermektedir.
Bilgi Yönetimi Toplumsal Cinsiyet Postyapısalcı Feminizm Eleştirel Söylem Analizi Eleştirel Yönetim Çalışmaları
Knowledge management has become a strategic resource for organizations aiming for a competitive advantage; however, the gender aspect has often been overlooked. Still, the processes of accessing, sharing, and valuing knowledge are interconnected with gender relations. This study reviews fifteen articles published between 2015 and 2025 and indexed in the Scopus database to analyze how gender discourses are constructed within the knowledge management literature. It combines the theoretical framework of poststructuralist feminist theory with Norman Fairclough’s dialectical-relational approach to Critical Discourse Analysis. The analysis shows that women are mainly depicted in knowledge management as “deficient subjects,” “producers of organizational benefit,” or “complementary resources.” Discourses tend to portray women as risk-averse, passive, emotional, and care-focused, reinforcing patriarchal labor divisions. Although some studies highlight women’s ethical, transparent, and sustainability-focused qualities, these discourses also support neoliberal ideas that instrumentalize women’s labor. Additionally, the diversity of women’s experiences—such as age, class, ethnicity, and sector—has been largely ignored in the literature. These findings indicate that gender issues in knowledge management are still addressed superficially, often influenced by stereotypes and essentialist assumptions.
Knowledge Management Gender Poststructuralist Feminism Critical Discourse Analysis Critical Management Studies
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Strategy, Management and Organisational Behaviour (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | October 3, 2025 |
| Acceptance Date | December 1, 2025 |
| Publication Date | January 28, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 25 Issue: 1 |