This article examines Türkiye’s evolving role in international migration governance and asks whether it should be conceptualized primarily as a transit state or as a regional power broker. Drawing on migration systems theory, externalization literature, and regional power analysis, the study argues that Türkiye has moved beyond a passive transit position and has emerged as a conditional regional broker in migration governance. Since the outbreak of the Syrian civil war in 2011, Türkiye has become the largest refugee-hosting country in the world, accommodating over three million Syrians under temporary protection alongside other asylum seekers. The institutionalization of migration governance through the 2013 Law on Foreigners and International Protection, combined with the 2016 EU Türkiye Statement, has embedded Türkiye within a framework of asymmetrical interdependence with the European Union. The article demonstrates that Türkiye’s brokerage capacity derives from three interrelated dynamics: demographic centrality, institutional consolidation, and strategic migration diplomacy. However, this brokerage remains conditional, constrained by domestic political contestation, economic volatility, and structural asymmetries in EU Türkiye relations. By analyzing Türkiye’s transformation from a country of emigration to a pivotal migration hub, the article contributes to broader debates on transit states, externalization, and the relational nature of power in migration governance. It argues that transit states can acquire strategic agency under conditions of securitized migration politics and institutional upgrading, but such agency remains embedded within broader structures of interdependence.
Migration governance Transit country Regional power EU-Türkiye Agreement Migration diplomacy
This study has been prepared in accordance with the principles of scientific research and publication ethics. Throughout the research process, the principles of honesty, transparency, and impartiality were adhered to during the stages of data collection, analysis, and reporting. All sources used in the study have been properly cited, and no plagiarism, data fabrication, data falsification, or other unethical practices have been involved.
Istanbul Kent University
Bu makale, Türkiye’nin uluslararası göç yönetişimindeki dönüşen rolünü incelemekte ve Türkiye’nin öncelikli olarak bir transit ülke mi yoksa bölgesel bir güç aracısı mı olarak kavramsallaştırılması gerektiğini tartışmaktadır. Göç sistemleri kuramı, dışsallaştırma literatürü ve bölgesel güç analizi çerçevesinde yapılan değerlendirme, Türkiye’nin pasif bir transit ülke konumunun ötesine geçerek göç yönetişiminde koşullu bir bölgesel aracı aktöre dönüştüğünü ileri sürmektedir. 2011’de Suriye iç savaşının başlamasından bu yana Türkiye, geçici koruma statüsü altındaki üç milyondan fazla Suriyeli ile dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesi haline gelmiştir. 2013 tarihli Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile kurumsallaşan göç yönetimi ve 2016 AB Türkiye Mutabakatı, Türkiye’yi Avrupa Birliği ile asimetrik karşılıklı bağımlılık ilişkisi içine yerleştirmiştir. Makale, Türkiye’nin aracı kapasitesinin üç temel dinamikten kaynaklandığını göstermektedir: demografik merkezilik, kurumsal konsolidasyon ve stratejik göç diplomasisi. Bununla birlikte, bu aracılık rolü iç siyasal tartışmalar, ekonomik kırılganlıklar ve AB-Türkiye ilişkilerindeki yapısal asimetriler nedeniyle koşulludur. Türkiye’nin göç veren bir ülkeden merkezi bir göç merkezine dönüşümü incelenerek, transit ülkeler, göçün dışsallaştırılması ve göç yönetişiminde ilişkisel güç kavramına dair literatüre katkı sunulmaktadır. Çalışma, göçün güvenlikleştirildiği siyasal bağlamlarda ve kurumsal kapasitenin güçlendiği durumlarda transit ülkelerin stratejik özne haline gelebileceğini, ancak bu öznenin daha geniş karşılıklı bağımlılık yapıları içinde sınırlı kaldığını savunmaktadır.
Göç yönetişimi Transit ülke Bölgesel güç AB–Türkiye Mutabakatı Göç diplomasisi
Bu çalışma bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarına uygun olarak hazırlanmıştır. Araştırma sürecinde veri toplama, analiz ve raporlama aşamalarında dürüstlük, şeffaflık ve tarafsızlık ilkelerine bağlı kalınmıştır. Çalışmada kullanılan tüm kaynaklara usulüne uygun biçimde atıf yapılmış olup, herhangi bir intihal, veri uydurma, veri tahrifatı veya etik dışı uygulamaya başvurulmamıştır.
İstanbul Kent Üniversitesi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Avrupa ve Bölge Çalışmaları, Uluslararası Siyaset, Türk Dış Politikası, Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Şubat 2026 |
| Kabul Tarihi | 7 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Nisan 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA75UR63UK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 1 |