Bu makale, Hint alt kıtasında Kur’ân tefsiri geleneğinin erken gelişimini, yerel telif faaliyetlerinden ziyade klasik Arapça tefsir literatürünün kabulü ve dolaşımı bağlamında ele almaktadır. Özellikle 12.–14. yüzyıllar arasında faaliyet gösteren Şafiî mezhebine mensup âlim ağları merkeze alınarak, Hint alt kıtasındaki Kur’ân ilimleri tarihine daha dar ve metin odaklı bir perspektif sunulmaktadır. Çalışma, tefsir tarih yazımında yaygın olan “yerelleşme” veya “bölgesel tefsir ekolleri” yaklaşımını sorgulayarak, erken dönem Hint Müslüman çevrelerinde tefsir bilgisinin öncelikle Arapça klasik metinler üzerinden aktarıldığını savunmaktadır. Bu bağlamda makale, Fahreddin er-Râzî, Taberî, Begavî ve Zemahşerî gibi klasik müfessirlerin eserlerinin Hint alt kıtasında nasıl tanındığını, okunduğunu ve öğretildiğini incelemektedir. Özellikle Yemen, Hicaz ve İran üzerinden Hint alt kıtasına ulaşan ilmî dolaşım ağları, Şafiî mezhebine mensup âlimlerin eğitim rotaları ve medrese müfredatları üzerinden analiz edilmektedir. Bu süreçte tefsir faaliyetinin, bağımsız teliflerden ziyade metin aktarımı, şerh, hâşiye ve sözlü öğretim pratikleri yoluyla sürdürüldüğü ileri sürülmektedir. Makale, erken dönem Hint İslam dünyasında Arapça’nın ilmî prestijini ve tefsir ilminin henüz Farsça veya yerel dillere tam olarak aktarılmadığı bir dönemi vurgulamaktadır. Bu durum, tefsirin Hindistan’daki gelişiminin “geç” veya “ikincil” bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; aksine İslam ilimlerinin merkezî coğrafyalarıyla eşzamanlı ve bağlantılı bir şekilde şekillendiğini göstermektedir. Şafiî âlim ağları, bu aktarım sürecinde hem mezhebî hem de ilmî bir taşıyıcı rolü üstlenmiştir. Çalışma, biyografik tabakat literatürü, seyahat anlatıları, erken medrese kayıtları ve modern araştırmalar ışığında, Hint alt kıtasında tefsir ilminin erken alımlanış biçimlerini analiz etmektedir. Sonuç olarak makale, Hint alt kıtasındaki tefsir geleneğinin başlangıcını yerel üretimden ziyade küresel ilmî ağlar içinde konumlandırmakta ve Kur’ân tefsiri tarihine ilişkin daha bütüncül bir yaklaşım önermektedir.
This article examines the early development of Qurʾānic exegesis in the Indian subcontinent through the reception and circulation of classical Arabic tafsīr literature rather than through locally authored exegetical works. Focusing on the twelfth to fourteenth centuries and centering on Shāfiʿī scholarly networks, the study offers a narrowly defined, text-oriented perspective on the history of Qurʾānic studies in South Asia. It challenges approaches that emphasize early localization or the emergence of distinct regional tafsīr traditions, arguing instead that early engagement with the Qurʾān in the Indian subcontinent was mediated primarily through authoritative Arabic exegetical texts. The article investigates how major classical commentators such as al-Ṭabarī, al-Zamakhsharī, al-Baghawī, and Fakhr al-Dīn al-Rāzī were known, read, and taught in early Indian Muslim scholarly circles. Particular attention is paid to the transregional routes linking Yemen, the Hijaz, Iran, and the Indian subcontinent, through which Shāfiʿī scholars traveled, studied, and transmitted Qurʾānic knowledge. These scholarly itineraries facilitated the reception of tafsīr as part of a broader curriculum of Islamic sciences, embedded within madrasa instruction and oral teaching practices. The study argues that tafsīr activity in early India was characterized less by independent authorship than by modes of transmission such as textual reading, commentary, glossing, and oral exposition. Arabic remained the dominant scholarly language of Qurʾānic exegesis during this period, preceding the later flourishing of Persian and vernacular tafsīr literature. This highlights the intellectual integration of Indian Muslim scholars into wider Islamic scholarly ecologies rather than their marginality or isolation. Drawing on biographical dictionaries, travel narratives, early educational records, and modern historiography, the article situates the Indian subcontinent within the transregional history of Qurʾānic interpretation. It contends that the early reception of Arabic tafsīr through Shāfiʿī networks played a foundational role in shaping later exegetical traditions in South Asia. By reframing the beginnings of tafsīr in India as a process of reception and transmission rather than local production, the article contributes to a more interconnected and global understanding of the history of Qurʾānic exegesis.
Tafsīr Indian Subcontinent Shāfiʿī School Arabic Exegesis Scholarly Networks Qurʾānic Studies.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Tafsir |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 13, 2025 |
| Acceptance Date | April 13, 2026 |
| Publication Date | April 18, 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA92ZE42YM |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 7 Issue: 1 |