Bu makalede, İbn Kesîr kıraatinde yer alan tekbîr, tehlîl ve tahmîd uygulamaları tahrîrât geleneği çerçevesinde ele alınmakta ve bu uygulamaların tarihsel kökenleri, rivâyet temelli dayanakları, tarîk düzeyindeki farklılaşmaları ve bölgesel kıraat ekolleri üzerindeki etkileri çok yönlü biçimde incelenmektedir. Araştırmanın ilk bölümünde, özellikle Mekkî kıraat ekolü geleneğinde Duhâ–Nâs arası tekbîr uygulamasının hangi sosyal, ilmî ve pedagojik bağlamlarda ortaya çıktığı analiz edilmiştir. Bu çerçevede, erken dönem kıraat kaynaklarının tekbîr hakkındaki farklı yaklaşımları, isnad çizgisinin sürekliliği, rivâyetlerdeki ihtilaflı noktalar ve bu uygulamanın sonraki asırlarda nasıl yorumlandığı detaylı şekilde ele alınmıştır. İbn Kesîr (öl. 120/737) kıraatinin iki temel râvîsi Bezzî (öl. 250/864) ve Kunbül’ün (öl. 291/904) rivâyetleri, hem klasik eserlerdeki aktarım biçimleri hem de tarîk literatüründeki farklı okuyuş tercihleri açısından karşılaştırılmıştır. Böylece tekbîr uygulamasının hangi dönemlerde, hangi tariklerde ve hangi biçimlerde benimsendiği, bunun arka planında pedagojik, bölgesel ve metodolojik unsurların nasıl rol oynadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmamızda tehlîl ve tahmîd uygulamalarının kıraat öğretimindeki yeri ve özellikle İstanbul ile Mısır tariklerinin farklılaşan uygulama modelleri incelemeye tabi tutulmuştur. Bu bağlamda, Osmanlı sonrası tahrîrât faaliyetlerinde ortaya çıkan metodolojik dönüşümler; metin standardizasyonu, tarîklerin tasnifi, isnadların sadeleştirilmesi ve meslek yapılarındaki değişimlerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Böylece söz konusu üç uygulamanın yalnızca rivâyet farklılıklarından ibaret olmadığı; bilakis tedrisat silsileleri, bölgesel ekoller, tahrîrât ulemasının tasarrufları ve modern dönemde kıraat öğreniminde benimsenen metodolojik yaklaşımlarla birlikte şekillendiği ortaya konmaktadır. Diğer bir ifadeyle çalışmamızda, İbn Kesîr rivâyetinde tekbîr, tehlîl ve tahmîd uygulamalarının hem klasik rivâyet geleneğindeki sürekliliği hem de tarîkler arasındaki farklılaşmaları kapsamlı biçimde analiz edilerek, bu uygulamaların tarihsel, metodolojik ve pedagojik boyutları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Konu kaynak tarama, betimleme, açıklama ve karşılaştırma yöntemleriyle ele alınmıştır. Bu yönüyle araştırma, kıraat ilmi literatürüne hem tahrîrât odaklı hem de rivâyet-merkezli perspektifleri bir araya getiren özgün bir katkı sunmaktadır.
This article examines the practices of takbīr, tahlīl, and taḥmīd within the recitation of Ibn Kathīr in the framework of the taḥrīrāt tradition, analyzing their historical origins, narration-based foundations, differentiations at the level of ṭarīqs, and their impact on regional schools of Qurʾānic recitation. In the first part of the study, particular attention is given to the emergence of the practice of takbīr between Sūrat al-Ḍuḥā and Sūrat al-Nās within the Meccan school of recitation, examining the social, scholarly, and pedagogical contexts in which this practice developed. In this regard, the varying approaches of early qirāʾāt sources to takbīr, the continuity of isnād transmission, points of disagreement within the narrations, and the subsequent interpretations of this practice in later periods are analyzed in detail. The narrations of al-Bazzī (d. 250/864) and Qunbul (d. 291/904), the two principal transmitters of Ibn Kathīr’s recitation, are comparatively examined in terms of both their representation in classical works and the divergent recitational preferences reflected in the ṭarīq literature. Through this comparison, the study seeks to clarify in which periods, through which ṭarīqs, and in what forms the practice of takbīr was adopted, while also highlighting the pedagogical, regional, and methodological factors underlying these preferences. Additionally, the study investigates the role of tahlīl and taḥmīd in qirāʾāt pedagogy, with particular focus on the differing application models found in the Istanbul and Egyptian ṭarīqs. Within this framework, the methodological transformations that emerged in post-Ottoman taḥrīrāt activities are evaluated in relation to processes of textual standardization, the classification of ṭarīqs, the simplification of isnād structures, and changes in professional (meslek) frameworks. The study thus demonstrates that these three practices cannot be reduced merely to differences in narration; rather, they are shaped by pedagogical lineages, regional schools, the scholarly interventions of taḥrīrāt authorities, and methodological approaches adopted in modern qirāʾāt education. Employing methods of literature review, description, explanation, and comparative analysis, this research offers an original contribution to the field of qirāʾāt studies by integrating both taḥrīrāt-focused and narration-centered perspectives.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Recitation of the Qur'an and Qiraat |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | January 14, 2026 |
| Acceptance Date | April 3, 2026 |
| Publication Date | April 18, 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA72AY84EK |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 7 Issue: 1 |