The Prophetic hadith in the eras of narration was a coveted pursuit for hadith scholars and jurists, driven by their eagerness to attain the honor of narrating hadith and the Prophet’s (peace be upon him) supplication for those who preserve, understand, and convey his teachings—granting them the radiance of face first and foremost. Moreover, it was due to the urgent need for hadith in matters of Prophetic traditions and rulings contained within these narrations.
Many hadith scholars went to great lengths, embarking on journeys to seek out rare narrations uniquely transmitted by trustworthy narrators scattered across different regions. This was especially true for narrations containing rare Prophetic traditions. Such journeys became a well-known practice, and those who refrained from traveling for hadith without a legitimate excuse or unavoidable hindrance were often criticized.
Some reliable hadith scholars went even further, tracing narrations even from weak narrators, despite being aware of their weaknesses. This was driven by their passion for hadith and their desire to collect as many narrations as possible. They might be excused by arguing that weak narrators could occasionally transmit accurate narrations. The judgment of a narrator’s weakness is not an absolute rule applied to every narration, as certain indications might lead a skilled scholar to conclude that a particular narration by a weak narrator is correct in one instance and erroneous in another.
The need for such narrations could increase when resolving conflicts between the narrations of equally trustworthy narrators. In such cases, the narration of a weak narrator might serve as a supplementary consideration, particularly if the weak narrator had authored a book. Their narration could then help in favoring one interpretation over another among conflicting views.
لم يزل الحديثُ النبوي في عصور الرواية بُغيةَ المحدّثين والفقهاء؛ حِرصًا منهم على شَرف الرواية والفوز بدعاء النبي لمن يحمل الحديث النبوي ويعيه ويبلغه؛ بنضارة الوجه أولًا، ثم للحاجة الماسّة للحديث في مجال السُّنَن والأحكام التي تتضمنها تلك الأحاديث.
بل كان كثيرٌ من المحدّثين يَسعَون للرِّحلة في طلب الحديث؛ لِتحصيل النّوادِر من الأحاديث التي يَنفَرِد بروايتها الثقاتُ في الأمصار المتفرّقة، ولا سيما ما اشتمل على سنن نبوية عزيزة الوُرُود، حتى شاعتِ الرحلة في سبيل ذلك، وعِيبَ مَن لم يَرحَل في طلب الحديث بِغَير عِلّةٍ أو مانِعٍ يُعذَر بهما القاعِدُ عن الرِّحلة.
وقد ذهب بعض ثقات المحدثين إلى أبعدَ من ذلك؛ فصارُوا يَتَتَبَّعون الأحاديثَ حتى عن بعض الرواة الضعفاء، مع علم أولئك المحدّثين بضعف أولئك الرواة، وما ذلك إلا لِشَهوة الحديث، والرّغبة في الاستِكثار، وربما يُعتَذَر لهم بأن الراويَ الضعيفَ قد يُصِيبُ في بعض ما يَرويه، فليس الحُكمُ بضعفِه قاعدةً لازمةً في كل ما يَرويهِ، بل قد يَتّضِح للمُحدِّث العارِفِ مِن خِلال قرائنَ مُعيّنةٍ أن ذلك الراوي الضعيفَ قد أصاب هنا وأخطأ هناك. وربما ازداد الاحتياجُ لروايات مثل هؤلاء في ترجيح روايات بعض الثقات على بعض، عند الاختلاف المتعادِل في القُوّة، فيُستأنس حينئذٍ برواية ذلك الضعيف، ولا سيما إذا كان صاحبَ كتابٍ، في ترجيح أحدِ تلك الوجوه المختلفة
Hadis ilmi, rivayet dönemlerinde muhaddisler ve fakihler için bir amaç haline gelmiş, onlar da hadis rivayetinin şerefine nail olmak ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadisi öğrenip ezberleyen, anlayan ve başkalarına ulaştıranlara ettiği duaya mazhar olmak için çaba göstermişlerdir. Zira bu duada yüzlerinin nurlanması dileği ön planda gelir. Bunun yanı sıra, hadislerin içerdiği sünnetler ve ahkâm dolayısıyla hadislere olan ihtiyaç çok büyüktü.
Birçok muhaddis, hadis talebiyle yolculuğa çıkmış ve farklı şehirlerde güvenilir ravilerin tekelinde olan nadir hadisleri elde etmeye çalışmıştır. Özellikle, nadir bulunan ve az rastlanan nebevî sünnetleri içeren hadisler için yapılan bu yolculuklar yaygın hale gelmiş, hatta mazereti veya haklı bir engeli olmadan yolculuğa çıkmayanlar kınanmıştır.
Bazı güvenilir muhaddisler ise bundan daha da ileri gitmiş, hadis aşkı ve rivayetlere duydukları yoğun arzu sebebiyle, zayıf ravilerin rivayetlerini dahi takip etmişlerdir. Bu muhaddisler, ravinin zayıflığını bilseler bile, zayıf ravinin bazı rivayetlerinde isabet etmiş olabileceği düşüncesiyle bu yolu tercih etmişlerdir. Çünkü ravinin zayıf olduğuna dair hüküm, onun bütün rivayetleri için geçerli bir kural değildir. Bazen muhaddis, belirli delillere dayanarak zayıf bir ravinin burada doğru, başka bir yerde ise yanlış bir rivayette bulunduğunu anlayabilir.
Hatta böyle ravilerin rivayetlerine duyulan ihtiyaç, güvenilir ravilerin eşit derecede güçlü rivayetleri arasından bir tercih yapılması gerektiğinde daha da artmıştır. Bu gibi durumlarda zayıf ravinin rivayeti, özellikle de kendisine ait bir kitap varsa, farklı rivayetlerden birini tercih etmek için bir destek unsuru olarak kullanılabilir.
| Primary Language | Arabic |
|---|---|
| Subjects | Hadith |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | January 1, 2025 |
| Acceptance Date | May 31, 2025 |
| Publication Date | July 31, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 14 |
HADITH is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License (CC BY NC).