The Ruling on Dealing with Bitcoin in Light of Islamic Legal Maxims
Öz
This study examines the ruling on the use of Bitcoin in light of Islamic legal maxims. Bitcoin is a decentralized, encrypted digital currency that is not subject to the authority of any state or central bank. The research problem revolves around the nature of Bitcoin, as it is intended to function similarly to conventional money by serving as a medium of exchange, a measure of value, a store of wealth, and a means of discharging debts. Contemporary scholars and Shariah boards have differed regarding the ruling on Bitcoin. The first group permits dealing with it as a form of lawful money, while the second prohibits its use due to significant Shariah concerns and does not consider it a legitimate currency. This study aims to clarify the reality of Bitcoin, define the point of juristic disagreement regarding its legal characterization, and analyze the extent to which it fulfills the Shariah requirements of money. It also examines the Shariah concerns associated with Bitcoin, such as excessive uncertainty (gharar) and ambiguity (jahalah), and evaluates dealing with it through the application of Islamic legal maxims. The importance of this research stems from addressing a complex contemporary juristic issue that has remained under continuous scholarly debate, particularly with the increasing number of users. Additionally, the study highlights the relevance of Islamic legal maxims in addressing contemporary financial developments and their role in determining the Shariah ruling on such matters. To achieve a comprehensive understanding and derive a clear ruling, the research adopts an inductive, analytical, and comparative methodology. It surveys the opinions of contemporary scholars and Shariah boards, analyzes and compares them, and identifies the preferred view. The study also applies selected Islamic legal maxims, such as, “the default ruling in contracts is permissibility”, “no harm and no reciprocating harm”, and “custom is authoritative”, to assess their applicability to Bitcoin. The study also examines this application from both theoretical and practical perspectives, drawing on the case of El Salvador’s adoption of Bitcoin as legal tender to evaluate the outcomes of applying these legal maxims in real-world practice. The study concludes that Bitcoin should not be considered Shariah-compliant money nor a legally recognized valuable asset due to the high level of uncertainty, ambiguity, and extreme volatility in its value. The application of Islamic legal maxims tends to favor prohibition over permissibility, as preventing harm takes precedence over attaining benefits when the two conflict.
Anahtar Kelimeler
Fıkhî Kaideler Işığında Bitcoin ile Muamelede Bulunmanın Hükmü
Öz
Bu araştırma, fıkhî kaideler ışığında Bitcoin kullanımını ele almaktadır. Bitcoin, bağımsız elektronik bir dijital para birimi olup herhangi bir devletin veya merkez bankasının otoritesine bağlı değildir. Araştırmanın temel problemi, Bitcoin’in mahiyeti ile ilgilidir. Zira onun, bilinen ve yaygın para birimleri gibi bir değişim aracı, değer ölçüsü, servet saklama aracı ve borcu düşüren bir ödeme vasıtası olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda Bitcoin’in hükmü konusunda günümüz fıkıhçıları ve şer‘î kurullar ikiye ayrılmışlardır: Birinci görüşe göre Bitcoin, şer‘î bir para birimi olup kullanılması caizdir. İkinci görüşe göre ise, içerdiği önemli şer‘î sakıncalar sebebiyle Bitcoin şer‘î bir para birimi olarak kabul edilmez ve onunla işlem yapmak câiz değildir. Araştırma, Bitcoin’in gerçek mahiyetini ortaya koymayı, fıkhî açıdan nasıl nitelendirileceği konusundaki ihtilafın sınırlarını belirlemeyi ve onun şer‘an geçerli para olma şartlarını ne ölçüde taşıdığını analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca garar (belirsizlik) ve cehalet gibi şer‘î sakıncalar da incelenmiş, fıkhî kaideler ışığında Bitcoin ile muamelenin değerlendirilmesi yapılmıştır. Bitcoin’in, ortaya çıktığından bugüne hakkında tartışmaların kesilmediği karmaşık bir fıkhî mesele olması, özellikle de kullanım alanının giderek genişlemesi, araştırmayı önemli kılmaktadır. Bununla birlikte, fıkhî kaidelerin çağdaş meselelerle ilişkilendirilmesi ve bu kaidelerin yeni problemlere şer‘î hüküm üretmedeki etkinliğinin gösterilmesi bakımından da önem arz etmektedir.
İlgili meselenin tam bir şekilde tasavvur edilmesi ve meseleyle ilgili açık bir biçimde şer‘î hükmün ortaya konması için araştırma, mukayeseli ve tümevarımcı tahlil tekniğine dayanmaktadır. Bu bağlamda günümüz fıkıhçılarının ve fıkhî heyetlerin görüşleri araştırılmış, daha sonra bu görüşler tahlil edilerek karşılaştırılmış ve tercih edilen görüşe ulaşılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde “akitlerde asıl olan ibâhadır”, “zarar verme ve zarara zararla karşılık verme yoktur” ve “örf belirleyicidir” gibi bazı fıkhî kaideler de Bitcoin meselesine tatbik edilerek uygulamalı yöntem kullanılmıştır. Bu çalışmada söz konusu uygulama, teorik ve pratik boyutlarıyla ele alınmış; ayrıca Bitcoin’in resmî para birimi olarak kabul edildiği El Salvador örneğinden istifade edilerek, bu fıkhî kaidelerin reel uygulamadaki sonuçları değerlendirilmeye tabi tutulmuştur.
Araştırmada elde edilen önemli neticeler şu şekilde verilebilir: Bitcoin, yüksek düzeyde garar, cehalet ve değerindeki aşırı dalgalanma sebebiyle kıymî bir mal ve şer‘î bir para birimi değildir. Fıkhî kaideler bu meseleye tatbik edildiğinde, kullanımının zararlı ve yasaklı olma yönü, caiz ve helal olması yönüne göre tercihe daha yakın durmaktadır. Zira zararı def etme kaidesi ile menfaati celbetme kaidesi çatıştığında, zararı defetme meselesinin tercih edilmesi daha evlâdır.
Anahtar Kelimeler
حكم التعامل بالبتكوين في ضوء القواعد الفقهية
Öz
يتناول هذا البحث حكم استخدام البتكوين في ضوء القواعد الفقهية، والبتكوين عملة الكترونية مشفرة لا تخضع لسلطة أي دولة أو بنك مركزي، وتتمحور مشكلة البحث حول ماهية البتكوين حيث يُراد لها أن تكون كالنقود المعروفة والمشهورة بحيث تصبح وسيطاً للتبادل ومقياساً للقِيم ومخزناً للثروة ومبرئاً للذمة في الدَّين، وقد انقسم الفقهاء المعاصرون والهيئات الشرعية في حكم البتكوين إلى قسمين: الأول يجيز التعامل بالبتكوين باعتباره نقداً شرعياً؛ والثاني: يحظر التعامل بالبتكوين فهي ليس نقداُ شرعياً للمحاذير الشرعية الكبيرة.
ويهدف البحث إلى بيان حقيقة البتكوين وتحرير محل النزاع في تكييفها الفقهي وتحليل مدى استيفائها لشروط النقدية المعتبرة شرعاً، وبيان المحاذير الشرعية فيها مثل الغرر والجهالة. وتقويم التعامل بها من خلال القواعد الفقهية. وتنبع أهمية البحث من كونه يتناول نازلة فقهية شائكة لم تتوقف المناقشات العلمية حولها منذ صدورها، لاسيما مع اتساع رقعة المتعاملين بها. ومن ناحية أخرى فإن أهمية البحث تأتي من ربط القواعد الفقهية بالمستجدات الفقهية ومدى قدرتها على بيان الحكم الشرعي لتلك المسائل.
وللوصول إلى تصور كامل للمسألة وبناء الحكم الشرعي الواضح اعتمد البحث على المنهج الاستقرائي التحليلي المقارن، حيث قمت باستقراء آراء الفقهاء المعاصرين والهيئات الشرعية في المسألة، ثم حللت تلك الآراء وعقدت المقارنة بينها للوصول إلى القول الراجح. واستخدمت أيضاً المنهج التطبيقي وذلك بتنزيل عدد من القواعد الفقهية على مسألة البتكوين مثل قاعدة الأصل في العقود الجواز وقاعدة لا ضرر ولا ضرار وقاعدة العادة محكمة لإظهار مدى قدرة القواعد الفقهية على استيعاب التخريج الشرعي للتعامل بالبتكوين، كما تم تناول هذا التنزيل من الناحيتين النظرية والتطبيقية، مع الاستئناس بتجربة السلفادور في اعتماد البتكوين عملة رسمية بقصد تطبيق هذه القواعد في الواقع العملي.
وقد انتهى البحث إلى مجموعة من النتائج أهمها: عدم اعتبار البتكوين نقداً شرعياً ولا مالاً متقوماً بسبب اشتمالها على نسبة كبيرة من الغرر والجهالة والتذبذب الحاد في قيمتها. وأن تطبيق القواعد الفقهية على البتكوين يميل إلى ترجيح جانب الحظر والمنع من استخدامها على جانب الإباحة والجواز، حيث إن درء المفاسد أَوْلى من جلب المنافع عند تعارضهما.
Anahtar Kelimeler