Tüm hukuk sistemleri gibi İslâm hukuku da toplumsal düzeni sağlamak, ihtiyaçları karşılamak ve adaleti gerçekleştirmek amacıyla hayatın her alanıyla ilgili insan davranışlarını düzenleme, ortaya çıkan bir mesele hakkında çözüm üretme ve hüküm verme iddiasında olmuştur. İslâm hukukunda hüküm verme ve anlaşmazlıkları çözme yöntemlerinin çok olduğu bilinmektedir. Klasik fıkıh kitaplarında ayrıntılı bir şekilde açıklanan dava, delil, şahitlik, yemin, karine ve kur‘a gibi hak ispat etme vasıtaları, taraflardan birine haksızlık yapmaksızın hakkın belirlenmesine yardımcı olan yöntemlerdir. Kur‘a hariç, bu vasıtalar özellikle yargılama hukukunun önemli konuları arasında yer aldıkları ve sıklıkla başvuruldukları için oldukça fazla bilinmektedir. Bununla birlikte kur‘a, diğer vasıtalar/yöntemler kadar bilinmese ve hüküm verme bakımından diğerleri kadar belirleyici olmasa da hakların ve menfaatlerin paylaşımı esnasında tercih yapmanın mümkün olmadığı belirsizlik hallerinde gizli hükmü ortaya çıkarma, adaleti sağlama ve anlaşmazlıkları çözme yöntemi olarak kabul edilir. Biz bu çalışmada kur‘ayı İslâm hukuku çerçevesinde; fıkıh sistemindeki yeri, hukuksal değer olan adalet anlayışı ile ilişkisi ve gizli hükmü ortaya çıkarmadaki rolü açısından incelemek istedik. Öncelikle sözlük ve terim anlamlarını vererek tanıttığımız kur‘anın meşrûiyetini temellendirmek için Kur’ân, sünnet, sahabe uygulamaları ve fakihlerin çoğunun kur‘a üzerindeki ittifakı ile ilgili delillere yer verdik. Kur‘anın gayeleri başlığı altında İslâm hukuku açısından sağladığı faydalara, taraflar arasında kur‘a çekiminin yapılma şeklini (keyfiyetini) açıklama sadedinde ise dört mezhebin meşhur fakihlerinin görüşlerinden iktibaslara yer verdik. Ardından kur‘anın sıhhat şartlarını belirttik ve İslâm hukukunda uygulandığı alanlardan çeşitli örnekler verdik. Son olarak, kur‘anın Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre hükmünü ve kur‘a ile varılan sonucun tüm taraflar için bağlayıcı olup olmadığını tespit ettik.
Like all other legal systems, Islamic law aims to regulate human conduct in all aspects of life and offer solutions/make decisions on any issue, with the objective of maintaining social order, meeting societal needs, and ensuring justice. It is known that there are many methods to issue legal rulings and resolve disputes in Islamic law. Procedural instruments such as litigation, evidence, testimony, oath-taking, legal presumption, and casting lots, which are elaborated in classical fiqh texts, serve as mechanisms for establishing rights and delivering justice without injustice to either party. These instruments, except for casting lots are widely known for their central role in procedural law and frequent use in judicial practice. In this study, we aim to examine the place of casting lots in Islamic law, a method that is recognized under certain conditions as a means of ensuring justice and resolving disputes. After presenting the lexical and technical definitions of casting lots, we substantiate its legitimacy by examining detailed evidence from the Qurʾān, Sunnah, practices of the Companions, and the consensus of the majority of Muslim jurists. Under the section on the objectives of lots, we explore its legal utility from the perspective of Islamic law. In discussing its application method, we draw on the views of renowned jurists from the four major Sunni madhabs of thought to explain how lots should be cast between parties and under what conditions the losing party must accept the outcome. We then identify the essential conditions for the validity of casting lots and provide examples from various areas of its application in Islamic jurisprudence. Finally, we present the rulings on lots according to the Ḥanafī, Mālikī, Shāfiʿī, and Ḥanbalī madhabs and assess whether its outcome is legally binding for all parties involved.
Islamic Law Justice Dispute Solution Method Lots Distribution
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Islamic Law |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 14, 2025 |
| Acceptance Date | December 24, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 46 |