Bu çalışma erken dönemde ortaya çıkan ircâ ve i‘tizâl düşünceleri arasındaki ilişkiyi, kişi ve fırkalar bağlamında incelemektedir. İki düşünce sistemi imana dair konularda muhalif görünse de benzer saiklerle hareket etmiş ve Emevî sonrası h. 2. ve 3. asırlarda ortaya çıkan itikadî-siyasî sorunlar karşısında benzer bir tutum sergilemişlerdir. Çalışma erken dönemde henüz kurumsal bir yapıya kavuşmadan önce ircâ ve i‘tizâl akideleriyle irtibatlı olduğu düşünülen fırkaları kapsamakta olup, şahıs temelinde bir inceleme niteliği taşımamaktadır. Bu yönüyle Gaylâniyye, Fadliyye, Şebîbiyye, Şemriyye ve Sâlihiyye gibi Kaderî Mürciîlerin yanında Cehmiyye, Neccâriyye ve Vâkıfiyye gibi fırkların ircâ ve i‘tizâl bağlantılarını incelemektedir. Klasik fırak literatüründe farklı şekillerde tasnif edilen bu fırkaların katı tasnif anlayışına eleştiri getirerek erken dönem kelâmî gelişmelerdeki esnekliğin vurgulanması çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Mu‘tezile’nin kurumsallaşmadan önce daha geniş bir entelektüel çevreyle etkileşim içinde olduğu vurgulanmak suretiyle erken dönemde ircâ ve i‘tizâlin keskin çizgilerle ayrılmadığı, birçok düşünürün iki geleneğin etkisiyle özgün yaklaşımlar geliştirdiği değerlendirilmektedir. Sünni makâlât geleneğinde ircâ ve i‘tizâl arasındaki ilişkinin karşıtlık yönü ön plana çıkarken bu ikisi arasındaki etkileşim geri planda kalmıştır. Çalışmada Eş’arî fırak eserlerinin yanında Mutezile tabakât kitaplarından yararlanılmıştır. Bunun yanında van Ess ve Watt
gibi Batılı araştırmacıların alternatif değerlendirmeleri ile kişi ve fırka temelli yerli çalışmalar da konuya zenginlik katmıştır. Bu münasebetle yöntem olarak klasik kaynaklar ile modern literatür karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek içerik analizi yapılmıştır Sonuç olarak ircâ ve i‘tizâl doktrinlerinin erken dönemde toplumsal birlik, adalet ve sorumluluk ilkeleri etrafında benzer saiklerle hareket ettikleri tespit edilmiştir. Bu münasebetle erken dönemde ircâ ve i‘tizâl arasındaki ilişkinin yalnızca karşıtlık değil, etkileşim ve geçişkenlik bağlamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
This study examines the historical relationship between two early theological trends, Irjāʾ and Iʿtizāl, focusing on sects and groups rather than doctrinal aspects. Although these two systems appear opposed in certain respects, both were driven by similar motives and sought solutions to theological-political problems that emerged after the Umayyad period. The research covers sects associated with these doctrines before they developed into institutionalized systems, and it does not pursue an individual-based analysis. Accordingly, it explores the connections of Qadarite Murjiʾite groups such as Gaylāniyya, Faḍliyya, Shabībiyya, Shamriyya, and Ṣāliḥiyya, as well as sects like Jahmiyya, Najjāriyya, and Wāqifiyya, with Irjāʾ and Iʿtizāl. By questioning the rigid classifications of classical heresiographical literature, the study emphasizes the fluidity of early kalām developments. It argues that before becoming institutionalized, the Muʿtazila engaged with a broader intellectual environment, and thus Irjāʾ and Iʿtizāl were not strictly separated; many thinkers produced original approaches influenced by both traditions. Classical and modern sources have typically treated the
two doctrines in terms of opposition, without offering a holistic perspective. While classical works ortrayed them as adversarial once institutionalized, modern studies have remained fragmentary. This research draws on Ashʿarī heresiographical texts, Muʿtazilī biographical works, general ṭabaqāt compilations, and alternative evaluations by Western scholars such as van Ess and Watt, along with local studies. By comparing classical sources with modern literature, the study concludes that Irjāʾ and Iʿtizāl were shaped by similar concerns regarding unity, justice, and responsibility, and their relationship should be understood not only in terms of opposition but also interaction and continuity.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Kalam |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 7, 2025 |
| Acceptance Date | March 30, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.29288/ilted.1779494 |
| IZ | https://izlik.org/JA24WG45DP |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 66 |
Journal of Ilahiyat Researches is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.