Nowadays, loneliness is undergoing a dramatic transformation, shifting from a meaningful and conscious experience to a state that is aimless and involuntarily encountered. Drawing attention to the loss of meaning in the experience of loneliness, this article discusses the profound distinction between the loneliness experienced by increasingly individualised people in the modern era and the purposeful and meaningful loneliness seen as an important practice in the Sufi tradition for the process of human perfection. In our era, rapid digitalisation, excessive individualisation, and the dissolution of familial, religious, and social bonds have left people ‘alone in crowds.’ While constantly engaging in virtual interactions, they experience a state of alienation, feeling emotionally and spiritually isolated. Comparing this loneliness, one of the major crises of the modern era, with practices of solitude such as asceticism, seclusion, retreat, and isolation, which are employed in the Sufi tradition to attain a certain spiritual maturity, the article draws attention to the existential and psychosocial problems faced by modern humans as loneliness loses its meaning. The main objective of the article is to examine the social and psychological dimensions of modern loneliness in light of Sufism's teachings, which address humanity in its various dimensions, to reveal the possibilities for overcoming this crisis and to explore how loneliness can be transformed into a meaningful, conscious action, becoming a practice that brings humanity into contact with both itself and the truth.
Günümüzde yalnızlık, anlamlı ve bilinçli bir deneyimden, amaçsız ve istem dişi yakalanan bir hâle dönüşmüştür. Yalnızlık deneyimindeki anlam yitimine dikkat çeken bu makale modern dönemde giderek bireyselleşen kişinin yaşadığı yalnızlık ile tasavvuf geleneğinde insanın kemale erme sürecinde önemli bir pratik olarak görülen amaçlı ve anlamlı yalnızlık arasındaki derin ayrımı bahse konu etmektedir. Yaşadığımız dönemde hızlı dijitalleşme, aşırı bireyselleşme, ailevî, dinî ve sosyal bağlardaki çözülmeyle beraber "kalabalıklar içinde yalnız" kalan insan sürekli sanal etkileşimlerde bulunmakla beraber duygusal ve ruhsal olarak izole olduğu bir yabancılaşma hâlini yaşamaktadır. Bu şekliyle modern dönemin önemli krizlerinden biri olan yalnızlığın tasavvuf geleneğinde belirli bir ruhsal olgunluğa erişmek amacıyla başvurulan zühd, uzlet, inziva ve hâlvet gibi yalnızlık pratikleriyle karşılaştırıldığı bu makalede, yalnızlığın bir anlam kaybına uğramasıyla modern insanın karşılaştığı varoluşsal ve psikososyal sorunlara dikkat çekilmiştir. Makalenin temel amacı, modern yalnızlığın
toplumsal ve psikolojik boyutlarını tasavvufun insani farklı boyutlarıyla ele alan öğretileri ışığında inceleyerek bu krizi aşmanın imkânlarını ortaya koymak ve yalnızlığın yeniden anlamlı, bilinçli bir eylem hâline gelerek insanın hem kendisiyle hem de hakikatle buluştuğu bir pratiğe dönüşebileceğini tetkik etmektir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Contemporary Philosophy , Sufism |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 26, 2025 |
| Acceptance Date | February 23, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.29288/ilted.1791450 |
| IZ | https://izlik.org/JA66LB68FX |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 66 |
Journal of Ilahiyat Researches is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.