Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na doğrudan katılmamış olsa da savaşın ekonomik, siyasi ve toplumsal etkileri ülkenin her alanında derinden hissedilmiştir. Demokrat Parti’nin iktidara gelişiyle çok partili hayata geçilmiş ve bu süreçle birlikte Türkiye’nin kapitalist ekonomik sisteme entegrasyonu başlamıştır. Yeni sosyoekonomik koşullar özellikle köylüleri ve işçi sınıfını olumsuz etkilemiş; yoksulluğun yaygınlaşmasına, toplumsal çözülmelere ve kitlesel göçlere neden olmuştur. Bu dönüşüm yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki değerleri, toplumsal hiyerarşileri ve bireylerin kimlik algılarını da yeniden şekillendirmiştir. Bu bağlamda erkeklik de ciddi bir dönüşüm geçirmiş, kırılganlaşmış ve çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu makale, makroekonomik dönüşümlere doğrudan odaklanmak yerine, köylülerin ve işçi sınıfının koşullarının tamamen değişmesinin, yoksulluk ve göçün yaygınlaşmasının erkeklik inşasını nasıl etkilendiğini Orhan Kemal’in edebiyatı üzerinden düşünmeyi hedefler. Dönemin yakından tanığı olan Orhan Kemal, toplumsal gözlemlerini ve otobiyografik ögeleri harmanlayarak Eskici ve Oğulları’nda erkeklik krizlerini çok katmanlı bir şekilde aktarır. Bu bağlamda bu makale, Eskici ve Oğulları’nın erkek karakterlerini odağına alarak sınıfsallığın, bedensel sağlamlılığın, geçim sıkıntısının, güvencesizliğin ve aile içi iktidar dinamiklerinin erkeklikle kesiştiği noktaları, hegemonik erkekliğin kaygılı bir toplumsal statü olarak ulaşılmasının zorluğunu hatta imkânsızlığını ve 1950’lerin sosyoekonomik koşulları nedeniyle erkekliğin tehditlere karşı çok daha kırılgan hâle gelmesini tartışmayı amaçlar
Although Turkey did not directly participate in World War II, the war’s economic, political, and social consequences deeply affected the country. With the rise of the Democratic Party to power, a multi-party-political system was adopted, initiating Turkey’s integration into the capitalist economic system. The new socio-economic conditions particularly affected peasants and the working class, leading to the spread of poverty, social disintegration, and mass migration. This transformation was not limited to the economy; it also reshaped moral values, social hierarchies, and individuals’ perceptions of identity. In this context, masculinities underwent a significant transformation, becoming increasingly fragile and facing various crises. Rather than focusing directly on macroeconomic changes, this article aims to explore how the complete transformation of peasant and working-class conditions, along with the spread of poverty and migration, influenced the construction of masculinity through the literature of Orhan Kemal. As a close observer of the period, Orhan Kemal portrays masculinity crises in a multifaceted way in Eskici ve Oğulları (The Cobbler and His Sons), blending social observation with autobiographical elements. Accordingly, the article focuses on the male characters of The Eskici ve Oğulları to discuss how class, bodily integrity, livelihood struggles, insecurity, and family power dynamics intersect with masculinity, highlighting the anxious and often unattainable nature of hegemonic masculinity and its increased vulnerability to threats under the socio-economic conditions of the 1950s.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Modern Turkish Literature in Turkiye Field |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | June 4, 2025 |
| Acceptance Date | December 8, 2025 |
| Publication Date | December 31, 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/TUDED_1714382 |
| IZ | https://izlik.org/JA29XX82PC |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 65 Issue: 3 |