Aim: This study aims to analyze the technological utilization, global reserve distribution, and production structures of rare earth elements (REEs), as well as the structural concentration and vulnerability of their supply chains, and to evaluate their implications for international relations, geopolitical power dynamics, and economic dependency. The study examines the strategic consequences of China’s dominance in global REE production and processing and develops policy recommendations regarding Türkiye’s potential integration into global value chains.
Method: The research is designed as a secondary-data-based study employing a structured descriptive and comparative content analysis. Quantitative and qualitative datasets obtained from internationally recognized institutions, including the International Energy Agency (IEA), the U.S. Geological Survey (USGS), European Commission reports, and relevant national authorities, were systematically analyzed to assess reserve distribution, production concentration, and sectoral utilization patterns.
Results: The findings demonstrate that REEs have evolved beyond their role as industrial raw materials and have become strategic instruments of global power projection. The high concentration of global production and processing capacity in China generates significant supply security risks and structural economic dependencies for advanced economies. While Türkiye’s declared reserve potential in Beylikova represents a substantial strategic opportunity, limitations in domestic processing capacity and high value-added manufacturing constitute major structural challenges.
Conclusion: REEs have emerged as strategic commodities at the center of twenty-first-century geoeconomic competition, particularly in the contexts of energy transition, defense industries, and digital technologies. Ensuring sustainable supply security requires not only reserve diversification but also the development of refining capabilities, recycling technologies, and multilateral cooperation mechanisms. Türkiye’s ability to position itself as a reliable actor in global REE markets depends on the formulation of an integrated national strategy.
Originality: This study contributes to the literature by approaching REEs through an interdisciplinary framework that integrates technological, geoeconomic, and international relations perspectives, thereby moving beyond purely geological or technical analyses.
Rare earth elements geopolitical competition international relations supply security economic dependency
Amaç: Bu çalışma, nadir toprak elementlerinin (NTE'ler) teknolojik kullanımını, küresel rezerv dağılımını ve üretim yapılarını, ayrıca tedarik zincirlerinin yapısal yoğunlaşmasını ve kırılganlığını analiz etmeyi ve bunların uluslararası ilişkiler, jeopolitik güç dinamikleri ve ekonomik bağımlılık üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Çin’in küresel NTE üretim ve işleme kapasitesindeki hâkimiyetinin stratejik sonuçlarını incelemeyi ve Türkiye’nin potansiyelinin küresel değer zincirine entegrasyonu bağlamında politika önerileri geliştirmeyi hedeflemektedir.
Yöntem: Araştırma, ikincil verilere dayalı betimsel ve karşılaştırmalı içerik analizi yöntemi ile tasarlanmıştır. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), Avrupa Komisyonu raporları ve ulusal kurum verileri temel alınarak küresel rezerv, üretim ve sektör bazlı kullanım verileri sistematik biçimde analiz edilmiştir.
Bulgular: NTE’lerin yalnızca ileri teknoloji üretiminin temel girdileri değil, aynı zamanda küresel güç projeksiyonunun stratejik araçları haline geldiğini göstermektedir. Küresel üretim ve işleme kapasitesinin büyük ölçüde Çin’de yoğunlaşması, gelişmiş ekonomiler açısından ciddi tedarik güvenliği riskleri ve ekonomik bağımlılıklar doğurmaktadır. Türkiye’nin Beylikova sahasında ilan edilen yüksek rezerv potansiyeli ise önemli bir fırsat sunmakla birlikte, işleme teknolojileri ve katma değerli üretim kapasitesi konularında yapısal eksiklikler barındırmaktadır.
Sonuç: NTE’ler, enerji dönüşümü, savunma sanayi ve dijital teknolojiler bağlamında 21. yüzyılın stratejik hammaddeleri olarak küresel jeoekonomik rekabetin merkezine yerleşmiştir. Sürdürülebilir tedarik güvenliği için yalnızca rezerv çeşitlendirmesi değil; işleme kapasitesi geliştirme, geri dönüşüm teknolojileri ve çok taraflı iş birliği stratejileri kritik öneme sahiptir. Türkiye’nin bu alanda başarılı olabilmesi, entegre bir ulusal strateji geliştirmesine bağlıdır.
Özgünlük: NTE’leri yalnızca jeolojik ve teknik bir konu olarak değil; uluslararası ilişkiler, güvenlik politikaları ve ekonomik bağımlılık çerçevesinde bütüncül bir perspektifle ele alarak literatüre disiplinlerarası bir katkı sunmaktadır.
Nadir toprak elementleri jeopolitik rekabet uluslararası ilişkiler tedarik güvenliği ekonomik bağımlılık
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | International Relations (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 16, 2026 |
| Acceptance Date | March 14, 2026 |
| Publication Date | April 29, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54558/jiss.1890675 |
| IZ | https://izlik.org/JA35EC76AD |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 17 Issue: 1 |