This study aims to investigate, from a qualitative perspective, how the concept of honor is positioned within the rural social structure, how responses to violations of honor are reflected in the community, and particularly how individuals who are ostracized from their families affect both their families and themselves. The research was conducted using a qualitative design, and in-depth interviews were carried out with ten participants living in rural areas of Igdir. The findings indicate that the concept of honor in rural society functions not only as an individual moral value but also as a central norm that sustains collective order. Interviews revealed that honor-related violations frequently result in expulsion from the family and village, social stigmatization, and the emergence of various psychological problems. Participants reported that expelled individuals experience severe psychological distress, economic hardship, social isolation, and often feel compelled to migrate. Furthermore, processes of modernization—particularly the widespread use of social media and communication technologies—have been observed to erode honor-based relations and weaken traditional forms of social regulation (such as tribal and clan structures), while simultaneously creating new areas of risk. The study concludes that honor-based stigmatization is not merely an individual sanction but a multidimensional social phenomenon with economic, cultural, and societal implications. Overall, the findings suggest that traditional cultural values continue to shape rural social life; honor-related violations elicit the harshest forms of social response; and traditional norms, although still influential, have begun to show signs of erosion.
Bu çalışma, kırsal toplumsal yapıda namus kavramının nasıl konumlandığını, namus ihlallerine verilen tepkilerin topluma nasıl yansıdığını ve özellikle aileden uzaklaştırılan bireylerin hem aileyi hem de bireyi nasıl etkilediğini nitel bir perspektifle araştırmayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma desenine dayalı olarak yürütülen çalışmada, Iğdır kırsalında yaşayan on katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Kırsal toplumda namus kavramının bireysel bir ahlaki değer olmanın yanında kolektif düzeni sağlayan merkezi bir norm olarak fayda gördüğü saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde namus temelli ihlallerin çoğunlukla aileden ve köyden uzaklaştırma, sosyal damgalanma ve birtakım psikolojik problemlerin oluşması ile sonuçlandığı ortaya çıkmıştır. Katılımcılar, köyden dışlanan bireylerin yoğun psikolojik yıkım, geçim sıkıntısı, yalnızlaşma ve göç etme zorunluluğuna maruz bırakıldığını beyan etmişlerdir. Ayrıca modernleşme, sosyal medyanın yaygınlaşması ve iletişim teknolojilerin yaygınlaşması sonucu namus temelli ilişkileri aşındırdığı ve geleneksel denetim biçimlerini (aşiret/kabile) zayıflatırken yeni risk alanların oluşmasına yol açtığı görülmüştür. Araştırmada, namus temelli damgalanmanın sadece bireysel bir yaptırım olmadığı; bunun yanında ekonomik, kültürel ve toplumsal sonuçlarının olduğu çok boyutlu sosyal bir olgu olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak kırsal bölgelerde genel olarak geleneksel kültürel değerlerin toplumsal dokuda varlığını sürdürdüğü, namus temelli ihlallerin en sert şekilde karşılık bulduğu ve geleneksel normların kısmen de olsa aşındığı bir düzen bulunmaktadır.
Bu çalışma için Iğdır Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Başkanlığı’nın 21.11.2025 tarih ve 2025/44 sayılı kararı ile etik kurul onayı alınmıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Rural Sociology |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 18, 2025 |
| Acceptance Date | April 6, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21547/jss.1844658 |
| IZ | https://izlik.org/JA47HN33YZ |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 25 Issue: 2 |