Industrial structures built during the industrialization period, unable to keep pace with advancements in production technology, eventually lose their functionality and become unusable. These structures, bearing witness to the economic, social life of their time, hold significant importance in the collective memory of societies. The preservation and repurposing of mining sites and remnants, which play a crucial role in the construction of cultural identity and are facing the threat of extinction, has become a priority. Mining sites, processing plants, which shaped social life and contributed to the economic activities of the industrial era, have become resources utilized to preserve social identity and develop mining heritage tourism. Mining heritage tourism offers a significant opportunity to revitalize mining structures such as mining sites, production facilities for future generations. Repurposing derelict mining structures and evaluating them as mining heritage leads to an increase in the variety of tourist products and the creation of new travel routes. This research, one of the first studies in the domestic literature on mining heritage tourism examines. This study highlights the value of the Balya mines, an important mineral resource where mining activities were carried out during the Ottoman period, in terms of their mineral heritage, and examines the possibilities of evaluating them in terms of mineral heritage tourism. The aim of the study is both to raise awareness about the protection of mineral heritage through mineral heritage tourism and to contribute to the positioning of Balya district as a new destination in terms of sustainable tourism.
Sanayileşme döneminde inşa edilen endüstriyel eserler üretim teknolojisindeki gelişmelere ayak uyduramayarak zamanla işlevini yitirmeleri ile kullanılmaz hale gelirler. Faaliyet gösterdikleri dönemin ekonomik, sosyal yaşamına tanıklık eden bu eserler toplumların hafızasında önemli yere sahiptir. Kültürel kimliğin inşasında önemli işlevi olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan maden sahaları ve kalıntılarının yeniden işlevlendirilerek korunması gündeme gelmiştir. Endüstriyel dönemde sosyal hayat içinde şekillenen ve dönemin ekonomik faaliyetlerine katkı sağlayan maden sahaları, maden işleme tesisleri toplumsal kimliği korumak ve maden miras turizmini geliştirmek için yararlanılan kaynak haline gelmiştir. Kullanım ömrünü tamamlayan maden sahaları, üretim tesisleri, işçi evleri gibi maden yapılarının tekrar canlılık kazanarak gelecek nesillere ulaşmasında maden miras turizmi önemli fırsat oluşturmaktadır. Atıl durumda olan madencilik eserlerinin yeniden işlevlendirilerek maden mirası olarak değerlendirilmesi turistik ürün çeşitliliğinin artmasına ve yeni seyahat rotalarının oluşmasına neden olmaktadır. Maden miras turizmi ile ilgili yerli alan yazında ilk çalışmalardan olan bu araştırma; Osmanlılar döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü önemli maden kaynaklarından olan Balya madenlerinin maden mirası açısından taşıdığı değer ortaya konulmuş ve maden miras turizmi açısından değerlendirilme olanakları incelenmiştir. Çalışma ile hem maden miras turizmi aracılığı ile maden mirasının korunmasına yönelik farkındalık oluşturma hem de Balya ilçesinin sürdürülebilir turizm açısından yeni bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sağlama hedeflenmektedir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Sustainable Tourism, Tourism Resource Appraisal, Tourism Planning, Environmental Management in Tourism |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 30, 2025 |
| Acceptance Date | March 9, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21547/jss.1852142 |
| IZ | https://izlik.org/JA45CU27LD |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 25 Issue: 2 |