Bu makale, Aristoteles’in özdeşlik kavramına yaklaşımını yeniden değerlendirerek onun düşüncesinde çağdaş “göreli özdeşlik” anlayışının örtük biçimde bulunabileceğini ileri sürmektedir. Çalışmanın amacı, Aristoteles’in özdeşlik konusundaki yorumlarının yalnızca tarihsel bir inceleme olarak değil, aynı zamanda çağdaş özdeşlik tartışmalarına felsefi bir katkı olarak yeniden okunabileceğini göstermektir. Bu açıdan çalışmanın temel iddiası, Aristoteles’in özdeşliği mutlak değil, belirli bakımlara göre değerlendirmesi nedeniyle göreli şekilde kavradığı yönündedir. Bu iddia, Aristoteles’in özdeşliği mantıksal bir ilke olarak değil, ontolojik bir ilişki olarak ele alış biçimiyle de desteklenmektedir. Bunun temel gerekçesi Aristoteles’in nesne düzeyinde ele aldığı sayısal özdeşliği bile “hangi bakımdan” sorusuna bağlı olarak tanımlamasıdır. Başka bir deyişle, Aristoteles için özdeşlik, tüm yönleriyle tam bir örtüşme değil, belirli bir bağlam veya kategoriye göre belirlenen bir bağıntıdır. Dolayısıyla, mevcut makale aracılığıyla 20. yüzyılda Peter Geach tarafından dil düzeyinde geliştirilerek sistemleştirilen göreli özdeşlik tezinin nüvelerinin Aristoteles’in özdeşlik anlayışında dolaylı ve örtük biçimde yer aldığı ileri sürülmektedir. Bu karşılaştırmalı okuma, özdeşlik tartışmalarının tarihsel sürekliliğini göstermeyi ve Aristotelesçi düşüncenin çağdaş metafizik için potansiyel katkılarını görünür kılmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla, Aristoteles’in özdeşlik anlayışını mutlak özdeşlik anlayışına uygun bir çerçevede yorumlamak hatalı bir okuma olacaktır. Özdeşliğin tüm özellikleri bakımından ayırt edilemez bir bağıntı biçimi olarak tanımlanarak mutlak bir biçimde formüle edilmesi ise, aslında Leibniz’in özdeşlik anlayışına özgü bir yaklaşımdır.
This paper re-evaluates Aristotle’s conception of identity and argues that an implicit form of the contemporary notion of “relative identity” can be discerned in his thought. The aim of the study is to demonstrate that Aristotle’s reflections on identity can be read not merely as a historical inquiry but also as a philosophical contribution to current debates on identity. In this regard, the central claim of the paper is that Aristotle conceives identity as relative rather than absolute, insofar as he evaluates it with respect to certain aspects or respects. This claim is further supported by Aristotle’s treatment of identity not as a purely logical principle but as an ontological relation. The main justification for this lies in the fact that even numerical identity, as discussed by Aristotle at the level of objects, is defined in relation to the question “in what respect.” In other words, for Aristotle, identity is not a complete coincidence in all respects but a relation determined according to a specific context or category. Accordingly, this paper contends that the rudiments of the theory of relative identity—systematized in the twentieth century by Peter Geach at the linguistic level—are indirectly and implicitly present in Aristotle’s conception of identity. This comparative reading aims to reveal the historical continuity of debates on identity and to make visible the potential contributions of Aristotelian thought to contemporary metaphysics. Therefore, interpreting Aristotle’s conception of identity within the framework of absolute identity would be a mistaken reading. The definition of identity as an indistinguishable relation in all respects and its formulation as an absolute notion, in fact, belongs to Leibniz’s understanding of identity.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Logic, 20th Century Philosophy, History of Logic |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 2, 2025 |
| Acceptance Date | March 13, 2026 |
| Publication Date | March 29, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.20981/kaygi.1816145 |
| IZ | https://izlik.org/JA56DZ92KD |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 25 Issue: 1 |
e-ISSN: 2645-8950