Neoliberal Dönüşümün Kent Sokaklarına Yansıması: Yeni Türk Sinemasında Prekarya Estetiğini ve Görünmeyen Emeği Görebilmek
Öz
Bu çalışma, Aslı Özge’nin Köprüdekiler (2009) ve Erdem Tepegöz’ün Zerre (2012) adlı filmleri aracılığıyla, post-Fordist dönemde emek rejimlerinde meydana gelen dönüşümün sinemasal temsillerini incelemeyi amaçlamaktadır. Fordist dönemin görece düzenli, güvenceli ve hiyerarşik istihdam biçimleri yerini; esnek, güvencesiz, geçici ve parçalanmış çalışma ilişkilerine bırakmıştır. Bu yapısal dönüşüm, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve bireysel düzeyde de önemli etkiler yaratmaktadır. İncelenen filmler, bu dönüşümün bireyler üzerindeki yansımalarını; kayıt dışı istihdam, görünmez emek, mekânsal dışlanma, toplumsal yalnızlık ve duygulanımsal yükler gibi temalar üzerinden ortaya koymaktadır. Köprüdekiler, İstanbul’da yaşayan genç erkek karakterler aracılığıyla, kent içi marjinal konumlanışları ve umut ile umutsuzluk arasında sıkışmışlık hallerini yansıtırken; Zerre, sanayi kentinde yaşam mücadelesi veren bir kadının gündelik hayatını merkeze alarak, prekaryanın cinsiyetlendirilmiş boyutuna dikkat çekmektedir. Her iki filmde de karakterlerin yaşadığı varoluşsal sıkışmışlık, sinemanın estetik dili aracılığıyla derinlikli bir biçimde aktarılmaktadır. Marcello Walter Bruno’nun “gizli imgeler” kuramı, bu filmlerdeki sinemasal anlatıların ideolojik çözümlemesini mümkün kılarken; Angela McRobbie’nin prekarya, yaratıcı sınıf ve duygulanımsal emek kavramları, karakterlerin içsel çatışmalarını ve neoliberal emek rejiminin birey üzerindeki etkilerini anlamada kuramsal bir çerçeve sunmaktadır. Bu bağlamda sinema, emeğin kültürel ve psikolojik boyutlarını analiz etmek için güçlü bir teorik ve eleştirel alan haline gelmektedir.
Anahtar Kelimeler
Yeni Türk Sineması
,
Neoliberalizm
,
Kayıt Dışı İstihdam
,
Kent Yaşamı
The Reflection of the Neoliberal Transformation on City Streets: Seeing Precariat Esthetics and Invisible Labor in New Turkish Cinema
Abstract
This study seeks to analyze the cinematic depictions of labor regime transformations in the post-Fordist era, focusing on Aslı Özge's Köprüdekiler (2009) and Erdem Tepegöz's Zerre (2012). Flexible, precarious, transient, and disjointed work connections have supplanted the comparatively stable, secure, and hierarchical employment structures of the Fordist period. This structural upheaval has substantial effects on economic, societal, and individual dimensions. The analyzed films illustrate the impact of this transition on individuals through themes including informal employment, invisible labor, spatial exclusion, social isolation, and emotional burdens. Köprüdekiler, through its portrayal of young male characters in Istanbul, illustrates their marginalization within the city and their experiences of oscillating between hope and despair; Zerre, by focusing on the daily existence of a woman striving for survival in an industrial environment, highlights the gendered aspect of precarity. The aesthetic language of cinema profoundly illustrates the characters' existential imprisonment in both films. Marcello Walter Bruno's theory of "hidden images" facilitates the ideological examination of cinematic narratives in these films, while Angela McRobbie's notions of precariat, creative class, and affective labor offer a theoretical foundation for comprehending the characters' internal struggles and the influence of the neoliberal labor regime on individuals. In this framework, film becomes a potent theoretical and critical venue for understanding the cultural and psychological characteristics of labor
Keywords
New Turkish Cinema
,
Neoliberalism
,
Informal Employment
,
Urban Life