Kentsel Süreklilik, Süreksizlik ve Dönüşüm Sürecinde Trabzon: Bir Orta Çağ Kentinin Korunma Sorunsalı
Abstract
Trabzon’un merkez ilçesi Ortahisar’da yer alan tarihi yerleşim, Anadolu’nun en uzun süre kesintisiz yerleşim görmüş alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Trabzon’un Orta Çağ/Bizans Dönemi kentsel mirasını tanımlamak, söz konusu mirasın tarihsel topoğrafya içindeki yerini yeniden değerlendirmek, güncel durumunu tespit etmek ve korunma sorunlarını ortaya koymaktır.
Bu kapsamda çalışma, yerleşimin Antik Çağ’daki kentsel öğelerini, Orta Çağ’daki gelişimini ve bir Orta Çağ kenti olarak ilerleyen dönemlerde geçirdiği dönüşümleri dönemsel bir yaklaşımla ele almaktadır. Bu doğrultuda, Charalambos Bouras’ın Orta Çağ Bizans kentlerine yönelik metodolojik yaklaşımı temel alınmakta; sınırlı arkeolojik bulgular, yazılı ve görsel kaynaklar, kartografik veriler ve alan çalışmalarından elde edilen veriler birlikte değerlendirilmektedir.
Tarihi haritalar ile güncel veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında çakıştırılarak kentin topoğrafyası farklı dönemler için haritalandırılmış ve yeniden analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, Trabzon’un Antik Çağ’daki kentsel yapısını Orta Çağ’da büyük ölçüde koruduğunu; Trabzon İmparatorluğu’nun başkenti olmasıyla birlikte kentin batıya doğru genişlediğini ve antik yapı, yol ve açık alanların yeni işlevlerle kullanılarak kimi durumlarda antik yapıların yeni yapılara entegre edildiğini göstermektedir. Çalışma ayrıca, bilimsel yazında Roma kenti için önerilen ana yol aksı (Kahramanmaraş Caddesi) yerine, sur içi yerleşim ile Meydan’ı birbirine bağlayan bir aks ile bunun yanı sıra ayrı bir ticaret aksı önermektedir. Osmanlı Dönemi’nde Trabzon’un Türk-İslam kenti karakteri kazanmasına karşın, kentsel yapının belirli bir süreklilik sergilediği ve Orta Çağ yapılarının güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden işlevlendirilerek kullanılmaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Bu araştırma kapsamında, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren gerçekleştirilen müdahalelerin Orta Çağ mirasını geri döndürülemez biçimde tahrip ettiği, bu mirasın %53’ünün yitirildiği belgelenmiş; güncel durumu haritalanmış ve söz konusu mirasın etkili ve bütüncül biçimde korunmasının önündeki engeller değerlendirilmiştir.
Keywords
Trabzon Through the Processes of Urban Continuity, Discontinuity, and Transformation: Challenges in Conserving a Medieval City
Abstract
The historic settlement of Ortahisar in Trabzon is considered one of the longest continuously inhabited areas in Anatolia.This research aims to identify medieval/Byzantine urban heritage of Trabzon, reassess its position within the city’s historical topography, examine its current condition, and evaluate the conservation challenges it faces today. It examines diachronically the urban components of the settlement from Antiquity through their development in the Middle Ages, as well as the transformations the city underwent in later periods.
The research is grounded in Charalambos Bouras’s (2002) methodological approach to medieval Byzantine cities and integrates limited archaeological evidence with written and visual sources, cartographic materials, and fieldwork data. Historical maps were superimposed onto contemporary data within a GIS environment, enabling the city’s topography to be mapped and reanalyzed across different periods.
The findings demonstrate that Trabzon largely preserved its urban structure from Antiquity into the Middle Ages. With its designation as the capital of the Empire of Trebizond during the Late Medieval period, the city expanded westward; ancient buildings, roads, and open spaces were reused for new functions and, in some cases, incorporated into new constructions. This study further proposes the existence of two distinct urban axes — one connecting the walled city with the Meydan, and another functioning as a commercial axis — rather than the single axis previously suggested in the scholarship on the Roman city (identified as Kahramanmaraş Street). Urban continuity persisted into the Ottoman period through the adaptive reuse of medieval structures.
Finally, this research documents the irreversible damage inflicted on medieval heritage, particularly since the late nineteenth century, including the loss of approximately 53 percent of this heritage. It maps the current condition of surviving medieval remains and assesses the obstacles to their effective and holistic conservation.
Keywords