Türklerin İslâmiyeti kabulünden sonra girilen kültürel çevrenin bir sonucu olarak dinî hususiyetlerin öğretimi meselesi önemli bir konu olarak görülmüştür. Bu konu ilk dönemlerde Arapça ve Farsça eserlerin Türkçeye tercüme edilmesi şekliyle açıklığa kavuşturulurken Türkler arasında yayılan ve hayatın her sahasında etkisini gösteren din olgusu Türk aydınlarının eserlerine de yansımış ve bu sahada eserler verilmeye başlanmıştır. Dinî hususlarda insanları eğitmeyi amaçlayan bu tür eserler ilmihâl adını almış olup Osmanlı döneminde birçok ilmihâl yazılmıştır. Bunlar telif ve tercüme eserler olarak karşımıza çıkmaktadır. Alanın ilk eserlerinden olup Osmanlı döneminde yazılan Mızraklı İlmihâl, kendinden sonra yazılan birçok esere de örnek teşkil etmiştir. Ezberlenmelerinin ve öğrenilmelerinin kolay olması sebebiyle dinî eserlerin manzûm olarak yazılması geleneği bu konuda da hüküm sürmüş olup Anadolu sahasında birçok dinî eser manzûm olarak yazılmıştır. Manzûm olarak yazılan eserler arasında ilmihâller de vardır. Çalışmamıza konu olan Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm adlı eser de Hakîm Şâh Muhammed adlı Yavuz Sultan Selim döneminde saray hekimbaşılığı yapmış sadece tıp değil bilimin birçok sahasında derin bilgiye sahip bir tabip şair tarafından kaleme alınmış manzûm bir ilmihâldir. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm, aruz vezniyle mesnevî nazım şekliyle kaleme alınmış dinî ve ahlakî bir eserdir. Eser, iman, hac, zekat, namaz, oruç olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Manzûm ilmihâllerin bir türü olan namaz ve abdeste bazen de iman konularına yer veren Şurûtu’s-salât ismindeki eserlerden içerdiği hac, zekat, oruç konularıyla ayrılan ve Şerâ᾽it-i İslâm isimli ayrı bir türü yansıtan eser, 122 beyitten oluşmaktadır. Eserin tertibi ise mukaddime niteliğindeki 6 beyitten sonra gelen iman, namaz, zekat, oruç, hac bölümleri ve 4 beyitlik bitiş bölümü şeklindedir. Hakîm Şâh Muhammed, eserini insanların dinî hususiyetleri öğrenmesi için yazmış ve bu amaca binâen eserinin ömrünün uzun yıllar sürmesini istemiş olup bunun sonucu olarak da bir iyi niyet temennisi olan duadan başka bir şey istememiştir. Eserin yazılış amacının toplumsal faydaya dönük olması eserde kullanılan üslubun da bu amaca hizmet edebilecek şekilde olmasını gerekli kılmıştır. Metin içerisinde bulunan iy cân, iy dedem, iy yâr ifadeleri bu durumun göstergesidir. Dolayısıyla Hakîm Şâh Muhammed, eserinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Eser, Eski Anadolu Türkçesi dil ve imlâ özelliklerine göre kaleme alınmış olup eserde günümüz için arkaik denilebilecek birçok kelime de mevcuttur. Eserin ulaşabildiğimiz tek nüshası olup bu nüsha, Manisa Kütüphanesi Manisa İl Halk Kütüphanesi Koleksiyonu 2685 numarada kayıtlı 223 varaktan müteşekkil bir mecmua içerisinde bulunmaktadır. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm, mecmuada 2685/3 koleksiyon numarası ve 91365 bibliyografik kayıt numarasıyla bulunmakta olup mecmuanın üçüncü eseridir. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm’ın varlığı çalışmamızla ortaya konulmuş olup Hakîm Şâh Muhammed’den bahseden kaynaklarda eserin varlığından söz edilmemiştir. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm kendisiyle aynı isme sahip eserlerle muhtevası ve tertibi yönüyle benzer özellikler göstermekte olup müellifinin belli olması ve beyit sayısı bakımından ayrı bir konuma sahiptir. Eserin telif tarihine, istinsah tarihine müstensihine dair kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır. Ancak müellifin ölüm tarihinin 1521 yılı olması ve müellifin II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim, Kanunî Sultan Süleyman dönemlerini görmesi sebebiyle eserin telif tarihinin, 15. yüzyılın ikinci yarısı ve 16. yüzyılın ilk çeyreği arasında olduğu kanaatını taşımaktayız. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm ile birlikte manzûm olarak yazılan dinî eserlerin bir türü olan manzûm ilmihâl türündeki eserler silsilesine bir tane daha eklenilmiş olup edebiyatımızın gizli kalmış kültür halkalarından bir tanesine daha ulaşılmıştır.
As a result of the cultural environment the Turks entered after their conversion to Islam, the teaching of religious principles was considered an important issue. While this issue was initially clarified through the translation of Arabic and Persian works into Turkish, the widespread religious influence among the Turks, which affected every aspect of life, was also reflected in the works of Turkish intellectuals. As a result, authors in this field began to produce works. These works, which aimed to educate people on religious matters, were called ilmihals, and many were written during the Ottoman period. These appear as both authored and translated works. Mızraklı İlmihâl, one of the first works in the field, was written during the Ottoman period and served as an example for many works written after it. The tradition of writing religious works in verse, due to their ease of memorisation and teaching, continued in this regard, and many religious works in Anatolia were written in verse or translated into Turkish from other languages. Ilmıhals are also among the works written in verse. The subject of our study, Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm, is a poetic catechism written by Hakîm Şâh Muhammed, a physician and poet who served as chief palace physician during the reign of Yavuz Sultan Selim possessed profound knowledge not only in medicine but also in numerous scientific fields. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm is a religious and moral masnavi written in the aruz metre and masnavi verse. The work consists of five sections: faith, pilgrimage, zakat, prayer and fasting. The work, which distinguishes itself from the works called Şurûtu’s-salât, which address prayer and ablution as well as sometimes faith, by its inclusion of topics on pilgrimage, zakat, and fasting, constitutes a distinct genre, Şerâ᾽it-i İslâm, consisting of 122 couplets. The work's organisation consists of six introductory couplets followed by sections on faith, prayer, almsgiving, fasting, and the pilgrimage, and a four-couplet concluding section. Hakîm Şâh Muhammed wrote his work to educate people about religious principles, and in line with this purpose, he desired its longevity. Consequently, he asked for nothing more than a prayer as a wish of goodwill. The work's purpose in serving social benefit necessitated that the style employed in the work serve this purpose. The expressions iy cân, iy dedem, and iy yâr found throughout the text are indicative of this. Therefore, Hakîm Şâh Muhammed employed simple, understandable language in his work. The work was written according to the language and spelling characteristics of Anatolian Turkısh, and it contains many words that could be considered archaic today. The only copy of the work we have access to is located in a 223-page collection registered in the Manisa Library’s Manisa Provincial Public Library Collection number 2685. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm, included in the collection with the collection number 2685/3 and the bibliographic record number 91365, is the third work in the collection. The existence of the Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm has been established through our study, but its existence is not mentioned in sources mentioning Hakîm Şâh Muhammed. Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm shares similarities with works of the same name in terms of its content and organisation, and it stands out in terms of its authorship and number of couplets. Sources lack information regarding the work's date of publication, transcription or scribe; however, given that the author died in 1521 and lived through the reign of II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim and Kanunî Sultan Süleyman, we believe the work was written between the second half of the 15th century and the first quarter of the 16th century. Along with the Manzûm Şerâ᾽it-i İslâm, another work has been added to the chain of works in the verse catechism genre, a type of religious work written in verse, thus uncovering another lost cultural link in our literature.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Religious Studies (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 1, 2025 |
| Acceptance Date | February 28, 2026 |
| Publication Date | April 20, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32950/rid.1833785 |
| IZ | https://izlik.org/JA74JX28PU |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 31 |