Güney Altaycada Yerleştirme Eylemleri: Sözlüksel Sınırlar ve Addan Türemiş Bir Yerleşim Eylemi
Abstract
Yerleştirme yüklemleri çoğu kez, alanın merkezinde geniş kapsamlı bir ettirgen ‘koyma’ eyleminin bulunduğu, daha ince ayrımların ise bağlam, duruş bilgisi ya da analitik yapılarla sağlandığı varsayımıyla betimlenir. Bu makale, yazarın kendi saha verilerine dayanarak, Güney Altay (Altay-kizhi) yerleştirme alanının iç örgütlenmesine ilişkin bir çözümleme sunar. Temel gözlem, alandaki sözlüksel sınırların eşit güçte olmadığıdır. Geniş kapsamlı sal- yüzey yerleştirmesini ve sıradan kapsamayı kapsar; ancak kapsama türdeş değildir, çünkü suk- kapalı ya da saklamaya elverişli bir zemine içe-yerleştirme olarak kurulan sahnede belirir. Erişim kısıtlandığında ve direnç devreye girdiğinde kodlama kiydire sug-up sal- gibi daha ağır ulaçlı zincirlere kayar. Daha ileri, kategorik bir adım, addan türemiş locatum eylemi sapta- ‘(bir alete) sap takmak’ ile ortaya çıkar; bu eylem takılmış, kullanılabilir bir sonucu gerektirir ve sap et- ‘sap yapmak’ ile sap kiydir- ‘sapı fiziksel olarak takmak’ seçeneklerinden ayrılır. turgus- gibi duruş ettirgenleri, zemin figürün kanonik yönelimini desteklediğinde kesişen bir geçersizleştirici olarak işler; -p sal- ve -p al- gibi analitik yardımcılar ise sonuç ve tamamlanmayı zaten seçilmiş bir sözlüksel çerçeve üzerinde uygular. Bu karşıtlıklar küçük bir örneklemden gelir; alanın, sonuç-noktası odaklı ettirgen hareketten çok figür-zemin bağlaşımının dereceleriyle örgütlendiği yönündeki daha geniş iddia, ileri sınama için bir hipotez olarak öne sürülür.
Keywords
Altay-kişi, Güney Altayca, yerleştirme eylemleri, figür-zemin bağlaşımı, olay yapısı, addan türemiş eylemler, işlevsel yerleştirme, uzamsal anlambilim
Supporting Institution
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı
Ethical Statement
Makalede güncel etik kurul izni gerektiren bir veri bulunmamaktadır.
Placement Verbs in Southern Altai: Lexical Boundaries and a Denominal Locatum Verb
Abstract
Placement predicates are often described as if a single broad caused-putting verb occupied the centre of the field and finer contrasts were supplied only by context, posture, or constructional enrichment. Drawing on the author’s own field materials, this paper gives an elicitation-based analysis of how the Southern Altai (Altay-kizhi) placement field is internally organised. The central observation concerns the uneven strength of the lexical boundaries in the field. Broad sal- covers surface placement and ordinary containment, yet containment is internally differentiated, since suk- is available when placement is construed as insertion into an enclosed or concealment-prone ground. Under restricted access and resistance the encoding shifts, on the evidence of a single elicited token (kiydire sug-up sal-), to heavier converbial chaining. A further, categorial step appears with the denominal locatum verb sapta- ‘furnish (a tool) with a handle’, which entails a fitted, usable result and contrasts with sap et- ‘make a handle’ and sap kiydir- ‘fit the handle physically’. Posture causatives such as turgus- act as a cross-cutting override when the ground supports the figure’s canonical orientation, and analytic auxiliaries (-p sal-, -p al-) package result and completion over an already chosen lexical frame. These contrasts rest on a small elicited sample; the wider claim — that the field is divided by lexical boundaries of differing strength, rather than served by a single broad caused-motion verb — is advanced as a hypothesis for further testing.
Keywords
Altay-kizhi, Southern Altai, placement verbs, figure-ground coupling, event structure, denominal verbs, functional assembly, spatial semantics
Supporting Institution
Ministry of National Education of the Republic of Turkey
Ethical Statement
No data requiring ethics committee approval were included.