As the largest and most external organ of the human body, the skin is vulnerable to damage from a multitude of endogenous physical, chemical, and biological factors. When skin tissue is damaged, the affected area becomes susceptible to infection by bacteria and fungi. Skin wounds are generally categorized into two types: acute wounds, where healing occurs rapidly, and chronic wounds, where the healing process is slow and irregular. The process of wound healing is a physiological phenomenon influenced by numerous factors. Due to the limitations of traditional dressings in the wound healing process, there is a clear need to develop new functionalized dressing materials. Hydrogels, as a modern dressing material, maintain a moist wound environment and facilitate healing due to their high water retention capacity and adjustable properties (in situ formation, sensitivity to stimuli, injectability) compared to other dressings (film, foam, hydrocolloid, etc.). Plants offer a natural alternative to the chemical compounds that have been used medically for many years in the treatment of various diseases, as they contain beneficial metabolites and compounds. It has been demonstrated that plant polysaccharides, including starch, cellulose, and pectin, can form hydrogel matrices and positively impact the wound healing process. This review evaluates the potential of using reliable, natural, and novel wound dressing materials developed by incorporating plant polysaccharides into hydrogels, which have gained prominence in recent years as new-generation modern dressings.
Herbal Polysaccharides Wound Healing Polysaccharide-based Hydrogel Modern Wound Dressings New Generation Hydrogels
İnsan vücudunun en büyük ve en dışta bulunan organı olan deri, çok sayıda endojen fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktör nedeniyle hasar görmeye açıktır. Deri dokusu zarar gördüğünde, etkilenen bölge bakteri ve mantar enfeksiyonlarına karşı savunmasız hale gelir. Cilt yaraları genel olarak iki gruba ayrılır: iyileşmenin hızlı gerçekleştiği akut yaralar ve iyileşme sürecinin yavaş ve düzensiz olduğu kronik yaralar. Yara iyileşme süreci, birçok faktörden etkilenen fizyolojik bir olaydır. Geleneksel pansuman malzemelerinin yara iyileşme sürecindeki sınırlılıkları nedeniyle, fonksiyonel özelliklere sahip yeni pansuman malzemelerinin geliştirilmesine açık bir ihtiyaç vardır. Modern pansuman malzemeleri olarak hidrojeller, yüksek su tutma kapasiteleri ve ayarlanabilir özellikleri (yerinde oluşum, uyarana duyarlılık, enjekte edilebilirlik) sayesinde diğer pansuman türlerine (film, köpük, hidrokolloid vb.) kıyasla nemli bir yara ortamı sağlayarak iyileşmeyi kolaylaştırır. Bitkiler, içeriklerinde bulundurdukları faydalı metabolitler ve bileşikler sayesinde, uzun yıllardır tıbbi amaçla kullanılan kimyasal bileşiklere doğal bir alternatif sunar. Nişasta, selüloz ve pektin gibi bitkisel polisakkaritlerin hidrojel matrisleri oluşturabildiği ve yara iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyebildiği gösterilmiştir. Bu derlemede, son yıllarda yeni nesil modern pansumanlar olarak öne çıkan hidrojellere bitkisel polisakkaritlerin dahil edilmesiyle geliştirilen, güvenilir, doğal ve yenilikçi yara örtüsü malzemelerinin potansiyeli değerlendirilmektedir.
Bitkisel Polisakkaritler Yara İyileşmesi Polisakkarit Bazlı Hidrojel Modern Yara Örtüsü Yeni Nesil Hidrojeller
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Biomaterial |
| Journal Section | Review |
| Authors | |
| Submission Date | June 20, 2025 |
| Acceptance Date | February 10, 2026 |
| Publication Date | March 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.46810/tdfd.1723864 |
| IZ | https://izlik.org/JA87FR57UB |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 15 Issue: 1 |
This work is licensed under the Creative Commons Attribution-Non-Commercial-Non-Derivable 4.0 International License.