Türkiye’de yönetimde modern reform süreci, 18. yüzyılın başlarında Lale Devri ile başlayan batılılaşma çabalarından bu yana devam etmektedir. 1789’daki Nizam-ı Cedit hareketi ve 1828’de II. Mahmut reformlarıyla güçlenen yönetimde merkezileşme eğilimi, 1839 Tanzimat Fermanı ile doruk noktasına ulaşmıştır. Bu süreci 1856 Islahat Fermanı, 1876 ve 1908’deki Meşrutiyet hareketleri takip etmiş; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte idari devlet anlayışı Weberci rasyonel bürokratik yapılanma ekseninde yeniden şekillenmiştir. 1945 sonrası kalkınma devleti yaklaşımı çerçevesinde idari reform seferberliği başlarken, 1980 itibarıyla küreselci yönetişim anlayışı ulus-devlet paradigmasına meydan okuyan yapısal reform hareketlerini doğurmuştur. Osmanlı’dan günümüze uzanan reform çalışmaları, sivil bürokratik ve devletçi seçkinler ile gelenekselci liberaller arasındaki görüş ayrılıkları doğrultusunda şekillenmiştir. Siyasal seçkinci parti mensupları bürokrasiyi siyasal parti bürokratlarına dönüştürmeye çalışırken, iktidara gelmeden yerelleşmeyi savunmuş; iktidara ulaştıklarında merkezi politikaları benimsemişlerdir. Sivil bürokratik seçkinler ise devletçiliği ve statükoyu koruma eğiliminde olmuş; Atatürk reformlarının muhafazasını demokrasiden öncelikli görerek ideoloji aracılığıyla iktidarlarını sürdürme yoluna gitmişlerdir. Bunun sonucunda devlet odaklı yapı merkezileşmeyi pekiştirip yerelleşmeyi sınırlamıştır. Bu çalışma, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte özellikle kalkınma dönemi öncesi yapılan merkezi ya da adem-i merkezi nitelikli reformların kamu yönetimi üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma nitel bir yöntemle yürütülmüş; tarihsel belge incelemesi ve literatür taramasıyla veriler toplanmış, elde edilen bulgular reformların yönünü belirleyen siyasal-bürokratik çekişmelere işaret etmiştir. Türkiye’de kamu yönetimi reformları bu çekişmeye göre şekillenmiş, reform çabalarında inisiyatif çoğunlukla devletten gelmiştir. Makale, mevcut literatürde daha çok planlı dönem sonrasına odaklanan araştırmalardan farklı olarak öncesine dair tartışmaları merkeze almakta ve Türk kamu yönetimi reformlarının uzun vadeli gelişim çizgisine özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.
Bu çalışmada bilimsel araştırma ve yayın etiği ilkelerine uyulmuştur. Araştırma sürecinin tüm aşamalarında etik kurallar gözetilmiş; intihal, sahtecilik, çarpıtma, haksız yazarlık gibi etik dışı uygulamalara yer verilmemiştir. Çalışmada kullanılan tüm kaynaklara uygun biçimde atıfta bulunulmuştur.
The process of modern reform in Türkiye has continued since the early 18th century, beginning with the Westernization efforts of the Tulip Era. The trend toward centralization, strengthened by the Nizam-ı Cedit movement of 1789 and the reforms of Mahmud II in 1828, peaked with the Tanzimat Edict of 1839. It was followed by the Islahat Edict of 1856 and the constitutional movements of 1876 and 1908. With the establishment of the Republic, the administrative state was reshaped around Weberian rational-bureaucratic structures. After 1945, within the developmental-state approach, a reform campaign began, while the global-governance perspective emerging after 1980 generated structural changes challenging the nation-state paradigm. Reform efforts from the Ottoman era to the present were shaped by differences between civil-bureaucratic and statist elites and traditional liberals. Political elites sought to turn bureaucracy into a party-dependent structure, advocating decentralization before gaining power but adopting centralist policies afterward. Civil bureaucratic elites tended to preserve statism and the status quo; prioritizing Atatürk’s reforms over democracy, they maintained influence through ideology. Consequently, the state-centered structure reinforced centralization and limited decentralization. This study analyzes the effects of centralized and decentralized reforms, particularly before the planned-development period, on public administration during the Ottoman–Republic transition. Using a qualitative method, data were collected through historical-document analysis and literature review. Findings show that political–bureaucratic conflicts shaped reform directions, with initiatives mostly originating from the state. Unlike much of the literature focusing on the post-planning era, this article highlights earlier debates and contributes to understanding the long-term evolution of Turkish public-administration reforms.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Public Administration |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 3, 2025 |
| Acceptance Date | March 7, 2026 |
| Publication Date | March 15, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58702/teyd.1816714 |
| IZ | https://izlik.org/JA27LH89XU |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 7 Issue: 1 |