В статье рассматриваются региональная политика и геополитическая роль Турции в контексте Второго карабахского конфликта 2020 года. Анализируются правовые и стратегические основы военного сотрудничества между Баку и Анкарой, в частности Соглашение о стратегическом партнерстве и взаимной помощи 2010 года. Особое внимание уделяется трансформации оборонного потенциала региона под влиянием новых военных технологий, включая применение беспилотных летательных аппаратов (БПЛА) и внедрение современных оперативных доктрин. В работе исследуется дипломатическая активность Турции, направленная на пересмотр роли международных посреднических структур и продвижение принципа региональной ответственности за безопасность в Закавказье. Автор анализирует изменение баланса сил в регионе, взаимодействие и конкуренцию ключевых акторов, а также влияние итогов конфликта на формирование новой архитектуры безопасности на Южном Кавказе.
Карабах Турция Азербайджан геополитика Южного Кавказа военно-техническое сотрудничество БПЛА баланс сил региональная безопасность.
Bu makale, Türkiye'nin bölgesel politikasını ve 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı sırasında değişen jeopolitik rolünü inceliyor. Çalışma, özellikle 2010 Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması'na odaklanarak, Bakü ve Ankara arasındaki askeri işbirliğinin hukuki ve stratejik çerçevesini analiz ediyor. Ayrıca, insansız hava araçlarının (İHA) konuşlandırılması ve modern operasyonel doktrinlerin benimsenmesi de dahil olmak üzere gelişmiş askeri teknolojilerin entegrasyonu yoluyla bölgesel savunma kapasitelerinin dönüşümüne özel önem veriyor. Makale, ‘HAKİM’ Hava Komuta ve Kontrol Sistemi gibi stratejik projeler aracılığıyla iki ülke arasındaki ilişkilerin askeri bağımlılıktan teknolojik ortaklığa geçişini ayrıntılarıyla ele alıyor. Ege Denizi’nden Hazar Denizi'ne uzanan bu yeni yapı, yazar tarafından ‘Jeostratejik Şemsiye’ olarak kavram¬sal¬laştırılıyor. Dahası, bu askeri koordinasyonun küresel ölçekteki ‘Orta Koridor’ projesi-nin güvenliğinin tek garantisi olduğu savunuluyor. Sonuç olarak, Orta Koridor, Şuşa Dekla¬rasyonu ile kurumsallaştırılan bu stratejik mimarinin, dış müdahaleye karşı güçlü bir caydırıcılık yaratarak Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın temelini attığı sonucuna varmaktadır. Dahası, araş¬tırma, Türkiye’nin uluslararası arabuluculuk yapılarının rollerini yeniden tanımlama ve Güney Kafkasya’da güvenlik için bölgesel sorumluluk ilkesini teşvik etme yönündeki diplomatik çabalarını inceleyerek, Türkiye'nin bölgedeki aktif rolünü vurgulamaktadır. Yazar, Güney Kaf¬kasya bölgesindeki değişen güç dengesini, kilit bölgesel aktörler arasındaki dinamikleri ve çatış¬manın sonucunun Güney Kafkasya'da yeni bir güvenlik mimarisinin gelişimine etkisini ve sonuçlarını değerlendirmektedir.
Karabağ Türkiye Azerbaycan Güney Kafkasya jeopolitiği askeri-teknik işbirliği İHA'lar güç dengesi bölgesel güvenlik
1. Etik Kurul izni ile ilgili; Bu çalışmanın yazar/yazarları, Etik Kurul İznine gerek olmadığını beyan etmektedir. Bu çalışmanın yazarı, Elvin Şirinov Azerbaycan Turizm ve Menecment. Üniversitesi Etik Kurulu’nun tarih 15 aralık 2025. Yılı 9 sayı proyokolü ve kararı ile etik kurul izin belgesi almış olduklarını beyan etmektedir. 2. 2. Bu çalışmanın yazar/yazarları, araştırma ve yayın etiği ilkelerine uyduklarını kabul etmektedir. 3. 3. Bu çalışmanın yazar/yazarları kullanmış oldukları resim, şekil, fotoğraf ve benzeri belgelerin kullanımında tüm sorumlulukları kabul etmektedir. 4. 4. Bu çalışmanın benzerlik raporu bulunmaktadır.
This article examines Turkey's regional policy and its changing geopolitical role during the Second Karabakh War in 2020. The study analyses the legal and strategic framework of military cooperation between Baku and Ankara, focusing particularly on the 2010 Strategic Partnership and Mutual Assistance Agreement. Furthermore, it places particular emphasis on the transformation of regional defense capabilities through the integration of advanced military technologies, including the deployment of Unmanned Aerial Vehicles (UAVs) and the adoption of modern operational doctrines. The article describes in details the transition of relations between the two countries from military dependence to technological partnership through strategic projects such as the ‘HAKİM’ Air Command and Control System. This new structure, stretching from the Aegean Sea to the Caspian Sea, is conceptualized by the author as a ‘Geostrategic Umbrella’. Furthermore, this argues that this military coordination is the only guarantee for the security of the global-scale ‘Middle Corridor’ project. Ultimately, the Middle Corridor concludes that this strategic architecture, institutionalized by the Shusha Declaration, has laid the foundation for lasting peace and stability in the South Caucasus by creating a strong deterrent against external intervention. Moreover, the research examines Turkey’s diplomatic efforts to redefine the roles of international mediation structures and to promote the principle of regional responsibility for security in the South Caucasus, emphasizing Turkey’s active role in the region. The author assesses the changing balance of power in the South Caucasus region, the dynamics among key regional actors, and the impact and consequences of the conflict’s outcome on the development of a new security architecture in the South Caucasus.
Karabakh Turkey Azerbaijan South Caucasus geopolitics military-technical cooperation UAV (Unmanned Aerial Vehicles) balance of power regional security
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | International Relations (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | January 11, 2026 |
| Acceptance Date | March 30, 2026 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.59182/tudad.1861088 |
| IZ | https://izlik.org/JA99DD94PF |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 9 Issue: 2 |