Kemal Tahir is one of the most important representatives of the "socialist realism" orientation, in which the ideological structure is predominantly felt in the Turkish novel. Kemal Tahir is an author who reflects the economic, social and historical aspects of the social structure in his works without compromising realism. The fictional structure of his novels is quite different from the approach of the left intellectual-aesthetic circle in Turkey and the social realist understanding guided by classical Marxist thought, in terms of his original ideas about the historical and cultural conditions specific to Turkish society. While Tahir's novel Rahmet Yolları Kesti (1957) discusses social, economic, political and ideological organization through the "bandit" symbolization, it questions the relationship of socialist thought with violence and authority in the background. The 1950s are the years when the "village" phenomenon was reflected in the novel with all its socio-political reality. Rahme Yolları Kesti is also unusual in terms of the way the village and the villagers are reflected. The author does not reflect the villagers in a completely positive way, thus putting realism ahead of socialism. In the novel, the relationship between religion and society is discussed through "Alevism", differently from classical socialist novels. The work emphasizes that uncontrolled capital and armed force cannot create an order that is morally and administratively beneficial to society. In this context, he tries to reveal the invalidity of the romantic and epic discourse that sees violence as legitimate, with a strict realism.
banditry ideology legitimacy and ideology social development
Türk romanı içerisinde ideolojik yapının ağırlıklı olarak hissedildiği “toplumcu gerçekçilik” yöneliminin en önemli temsilcilerinden biri Kemal Tahir’dir. Kemal Tahir, eserlerinde, toplumsal yapının ekonomik, sosyal ve tarihî yönlerini gerçekçilikten taviz vermeden yansıtan bir yazardır. Romanlarının kurgusal yapısı, Türk toplumuna özgü tarihî ve kültürel koşullara ilişkin özgün fikirleri itibariyle, Türkiye’de sol düşünsel-estetik çevrenin yaklaşımından ve klasik Marksist düşüncenin güdümündeki toplumcu gerçekçi anlayıştan oldukça farklıdır. Tahir’in Rahmet Yolları Kesti romanı (1957) toplumsal, ekonomik, siyasi ve ideolojik örgütlenmeyi “eşkıya” sembolizasyonu üzerinden tartışırken, arka planda sosyalist düşüncenin şiddetle ve otoriteyle ilişkisini sorgular. 1950’li yıllar, “köy” olgusunun, bütün sosyo-politik gerçekliği ile romana yansıdığı yıllardır. Rahmet Yolları Kesti, köyün ve köylünün yansıtılma biçimi açısından da alışılmışın dışındadır. Köylüyü tamamıyla olumlu yansıtmayan yazar, böylelikle gerçekçiliği toplumculuğun önüne çıkarır. Romanda din-toplum ilişkisi de klasik toplumcu romanlardan farklı biçimde, “Alevilik” üzerinden ele alınır. Eser, kontrolsüz sermayenin ve silahlı gücün, ahlaki ve idari açıdan toplum lehine bir düzen yaratamayacağını vurgular. Bu bağlamda şiddeti meşru gören romantik ve epik söylemin geçersizliğini, katı bir gerçekçilikle ortaya koymaya çalışır.
Eşkıyalık şiddet İdeoloji Otorite ve meşruiyet toplumsal gelişim
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Basılı Kültür, Edebi Teori |
Bölüm | Araştırma Makaleleri |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 27 Aralık 2024 |
Gönderilme Tarihi | 20 Haziran 2024 |
Kabul Tarihi | 27 Kasım 2024 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2024 Cilt: 2024 Sayı: 48 |