ESKİ UYGURCA beltürt- FİİLİ VE KÖKENİ ÜZERİNE
Öz
Eski Uygurcada beltürt- fiili, Budist çevreye ait Uygurca metinlerde birkaç kez ėgid- fiiliyle birlikte ikileme halinde geçmektedir. Maitrisimit’in erken tarihli Sengim nüshasında iki yerde ėgid- beltürt- şeklinde geçen ikileme, Budist çevreye ait birkaç metinde daha tanıklansa da diğer Budist metinlerde ve erken tarihli olan Maniheist metinlerde geçmez. Öte yandan Eski Uygurca metinlerde aynı anlamla daha yaygın olan fiil, kimi fonolojik değişikliklerle Türk dilinin sonraki dönemlerinde de yaygın bir yaşama alanı bulan belgürt-‘tir.
Köktürklerden kalan yazıtlarda hem belgü hem de bunun fiil şekli kabul edilen belgür- geçmez. Türk dilinde belgü sözcüğüne ilk olarak Uygurlardan kalan yazıtlarda rastlanılır. Türk dilinde hem belgü ismi hem de belgür- fiili ve türevleri, Eski Uygurca metinlerden itibaren yaygınlık kazanır. Türk dili araştırmalarında belgü isminin ve belgür(t)- fiilinin *bel isim kökünden geldiğine dair yaygın bir kanaat vardır. Buna göre belgü isminin +gU ile meydana geldiği, belgür- fiilinin de belgü isminden +(X)r- ile oluştuğu düşünülmektedir. Diğer taraftan Eski Türkçede belgü isminin *bel- fiilinden –gU ekiyle meydana geldiğini ileri süren görüşler de vardır. Bununla birlikte G. Clauson ve M. Erdal, belgü sözcüğünün kökeni hakkında herhangi bir görüş ileri sürmemişlerdir. Dolayısıyla Eski Türkçede kök şekli de tanıklanmayan belgü sözcüğünün bel isminden gelip gelmediği belli değildir.
Budist çevreye ait Eski Uygurca birkaç metinde geçen ėgid- beltürt- ikilemesi, “büyütmek, yetiştirmek” anlamındadır. İkilemenin ikinci sözcüğünün, son olarak J. Wilkens tarafından balturt- olması gerektiği iddia edilmiştir. Buna göre fiil kökünün muhtemelen ba(l)- olduğu düşünülmüş olmalıdır. Ne var ki “büyütmek, yetiştirmek” anlamında hem bu kökten türemiş başka bir fiilin bulunmaması hem de iddia edilen fiil kökünün, anlamsal bakımdan ėgid- fiili ile uyumlu olmaması, bu görüşü kabul etmeyi güçleştirmektedir.
Bu yazıda, tarihsel Türk dilinin eşsiz kaynaklarından Maitrisimit’te tanıklanan beltürt- fiilinin, “ortaya çıkarmak, görünür hale getirmek” temel anlamından “büyütmek, yetiştirmek” anlamına ulaştığı, buna göre *bel- fiili kökünden türediği, böylece Eski Türkçedeki belgü, belgür-, belgürt-, belgülüg, belgürtme, belgüsüz ve belgüle- gibi sözcüklerin yapısal olarak yeniden değerlendirilebileceği, son olarak Oğuz yazı dillerindeki belli, belir- gibi fiillerin de bu çerçevede ele alıp alınamayacağı gibi düşünceler yorumlanacaktır.
Anahtar Kelimeler
On the Old Uyghur Verb beltürt- and its Etymon
Öz
In Old Uyghur, the verb beltürt- occurs several times as a hendiadys with the verb ėgid- within texts belonging to the Buddhist milieu. The hendiadys ėgid- beltürt- is attested twice in the early Sengim manuscript of the Maitrisimit; although it appears in a few other Buddhist Uyghur texts, it is absent from the remaining Buddhist corpus and early Manichaean texts. Conversely, the more prevalent verb bearing the same meaning in Old Uyghur texts is belgürt-, which, having undergone certain phonological changes, found widespread use in later periods of Turkic.
Neither the noun belgü nor its presumed verbal counterpart belgür- appears in the Köktürk inscriptions. Within Turkic, the word belgü is first attested in the Uyghur inscriptions. The noun belgü, the verb belgür-, and their derivatives gained widespread prevalence starting with Old Uyghur texts. In Turcological studies, a common consensus suggests that the noun belgü and the verb belgür(t)- derive from the nominal root *bel. Accordingly, it is posited that belgü is formed with the suffix +gU, while belgür- is derived from belgü via the suffix +(X)r-. Conversely, alternative views argue that in Old Turkic, the noun belgü was derived from the verbal root *bel- with the suffix -gU. However, scholars such as G. Clauson and M. Erdal have not proposed a definitive etymology for the word belgü. Consequently, it remains uncertain whether belgü, whose root form is unattested in Old Turkic, genuinely stems from the noun bel.
The hendiadys ėgid- beltürt-, found in several Old Uyghur texts of the Buddhist milieu, means "to raise, to nurture." Recently, J. Wilkens asserted that the second component of this hendiadys should be read as balturt-, presumably operating under the assumption that the verbal root is *ba(l)-. However, the absence of any other verb derived from this root conveying the meaning "to raise, to nurture," coupled with the semantic incompatibility of this proposed root with the verb ėgid-, makes this hypothesis difficult to accept.
This paper discusses how the verb beltürt — attested in the Maitrisimit, an unparalleled source of historical Turkic — evolved from its primary meaning "to reveal, to make visible" to the secondary meaning "to raise, to nurture," thereby establishing its derivation from the root *bel-. Consequently, this conclusion enables a structural reevaluation of Old Turkic words such as belgü, belgür-, belgürt-, belgülüg, belgürtme, belgüsüz, and belgüle-. Finally, it explores whether related words in the Oghuz written languages, such as belli and belir-, can also be evaluated within this etymological framework.
Anahtar Kelimeler