AN ANALYSIS ON DAVID CRYSTAL'S WORK OF "DİLLERİN KATLİ" IN THE CONTEXT OF ECOLINGUISTICS
Abstract
Unless given a chance to live, languages live and die just like humanity. Even if languages are left to die due to reasons such as cultural sovereignty, cultural genocide, language policies, language discrimination, humanity should prevent language deaths and contribute to the survival of language(s) with the precautions to be taken. Because each language is one of the main stakeholders in human history, and the disappearance of language(s) will actually mean the erasure of the values of humanity from the stage of history. It should be noted that the reality of language death has reached such a serious level in our age that urgent measures have to be taken in this regard. Moreover, UNESCO launched the “Endangered Languages Committee” in order to provide a solution to this situation. The ecology of language (ecological linguistics or eco-linguistics) is an interdisciplinary model that centers on language and community unity, advocates language diversity, protection and development of languages, as well as being a neglected field of study in Turkey. In the first part of the study in which document analysis technique was used, the ecology of language was introduced and its framework was presented; In the second part, David Crystal's work translated into Turkish as "Dillerin Katli" is interpreted in the context of the ecology of language. Thus, with this study, the field of the ecology of language was introduced and it was aimed to raise awareness about language death through the reference work. The study revealed the extent of language deaths and some attention to languages formed the conclusion part of the study.
Keywords
ÇEVRE DİL BİLİMİ BAĞLAMINDA DAVID CRYSTAL’İN “DİLLERİN KATLİ” ADLI ESERİ ÜZERİNE BİR ANALİZ
Abstract
Yaşama şansı verilmediği sürece diller, tıpkı insanlık gibi yaşar ve ölürler. Kültürel egemenlik, kültürel soykırım, dil politikaları, dil ayrımcılığı gibi nedenlerle diller ölüme terk edilse de insanlık, dil ölümlerinin önüne geçmeli ve alacağı önlemler ile dil(ler)in yaşamasına katkıda bulunmalıdır. Çünkü her dil, insanlık tarihini oluşturan ana paydaşlardan biridir ve dil(ler)in yok oluşu aslında insanlığa ait değerlerin de tarih sahnesinden silinmesi anlamına gelecektir. Dil ölümü gerçeği, çağımızda o denli ciddi boyutlara ulaşmıştır ki bu konuda acil önlemlerin alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Dahası UNESCO, söz konusu duruma çözüm sunabilmek amacıyla “Tehlikedeki Diller Komitesi”ni işe koşmuştur. Çevre dil bilimi (çevresel dil bilim, ekolojik dil bilimi veya ekolinguistik), Türkiye’de ihmal edilmiş bir çalışma alanı olmasının yanı sıra dil ile toplum birlikteliğini merkeze alan, dil çeşitliliğini, dillerin korunmasını ve geliştirilmesini savunan disiplinlerarası bir modeldir. Doküman analizi tekniğinin kullanıldığı çalışmanın birinci bölümünde çevre dil bilimi tanıtılmış ve çerçevesi ortaya konmuş; ikinci bölümünde ise David Crystal’in Türkçeye “Dillerin Katli” adıyla çevrilen eseri, çevre dil bilimi bağlamında yorumlanmıştır. Böylelikle söz konusu çalışma ile çevre dil biliminin sahası tanıtılmış ve kaynak eser aracılığıyla dil ölümü konusunda farkındalık yaratma amaçlanmıştır. Çalışma ile dil ölümlerinin ne boyutta olduğu ortaya konmuş ve dillere yönelik birtakım dikkatler, çalışmanın sonuç bölümünü oluşturmuştur.
Keywords