Belagat İlminde Müşâkele Sanatı
Abstract
Müşâkele sanatı, cümleye lafzî ve manevî bir
estetik katan edebî sanatlardandır. Edebî bir amaç ve nükte için aynı kelimenin
aynı bağlamda farklı bir manada kullanılmasını ifade etmektedir. Belagatın bedî
ilminde yer aldığı şekliyle bir söz sanatının adı olarak ilk defa Zemahşerî (ö. 538/1144)
tarafından kullanılan müşâkele tabiri, Sekkakî’yle (ö. 626/1229) birlikte teknik tanımına
kavuşmuş, Kazvînî (ö. 656/1258) tarafından da türlerine ayrılmıştır.
Hakikatte bir tür telmih ve tariz içeren müşâkele
sanatında mana ile lafız arasında, musâhabet (refakatinde olma durumu) dışında
hiçbir alaka bulunmadığından bu sanata müşâkele (biçimsel benzeşme) adı
verilmiştir. Müşâkele sanatı için verilen örnekler mecâz-ı mürsel ya da istiare
kabilinden sayılmış olsa da, söze hem biçim hem de anlam bakımından güzellik
katmasıyla edebi bir sanat olarak onlardan daha üstün görülmüştür.
Müşâkele, geçmişte bazı yönlerden benzerlik arz
ettiği mecaz, istiare, cinas gibi diğer bazı sanatlarla karıştırılmış olsa da,
bugün başlı başına bir sanat olarak belagat ilmindeki özgün yerini almıştır. En
önemli ayırt edici özelliği ise müsahabet dolayısıyla bir lafzın başka bir
lafız yerinde kullanılması ve iki lafız arasında manevî mugayeretin
bulunmasıdır.
Müşâkele sanatının ortaya çıkışı ve terim olarak
manasının netleşmesinde, hakikî anlamlarıyla Allah’a isnadında dinen ve aklen mahzurlar
görülen ifadelerin Kur’an’da yer alması belirleyici olmuştur. Bu açıdan
müşâkele üslûbunun keşfi, Kur’ân’ın bazı müşkil ve müşabih âyetlerinin doğru
yorumlanmasında da önemli fonksiyon icra etmiştir. O yüzden müşâkele sanatı
belagat ilminde olduğu kadar son dönemlerde tefsir ilminde de dikkati çeken
önemli sanatlardan biri haline gelmiştir.
Makalede müşâkele sanatı belagat ilmindeki
kavramsal çerçevesiyle geniş biçimde ele alınmış, öncelikle sözlük ve terim
anlamlarıyla müşâkele kavramı, tarihsel gelişimi dikkate alınarak netleştirilmiş, ardından Arap dili edebiyatında kullanıldığı
şekliyle unsurları ve türleri anlatımış ve son olarak bu sanatın diğer bazı
sanatlarla ortak ve farkı yönleri ele alınarak bir söz sanatı olarak edebî
değeri üzerinde durulmuştur.
Keywords
References
- Abdurrahman Abdülkadir el-Arabî, el-Müşâkele Beyne’l-Lügati ve’l-Belâğa, Bağdat: el-Câmi‘atü’l-Mustansırıyye, Külliyetü’l-Âdâb, 2002, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).
- Âlûsî, Ebü’l-Fadl Şihabüddin Mahmud el-Âlûsî, Ruhu’l-Me‘ânî fî Tefsiri’l-Kur’âni’l-Azîm ve’s-Seb‘i’l-Mesânî, Beyrut: Dârü İhyâi’t-Türâsi’l-‘Arabî, [t.y.], I-XXX.
- Beyzâvî, Nasırüddin Ebü’l-Hayr Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl ve Esrârü’t-Te’vîl el-Ma‘rûf bi Tefsirü’l-Beyzâvî, nşr. Muhammed Abdurrahman el-Mar‘aşlî, Beyrut: Dârü İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, [t.y.], I-V.
- Buhârî, Ebû Abdillah Muhammed b. İsmail el-Buhârî, el-Kütübü’s-Sitte ve Şürûhuhû: Sahihü’l-Buhârî, İstanbul: Çağrı Yayınları, 1992/1413, I-VIII.
- Diyarbakırlı Said Paşa, Mizânü'l-Edeb, İstanbul: A. Maviyan Şirket-i Mürettibiye Matbaası, 1305.
- Durmuş, İsmail, “Müşâkele”, DİA, XXXII, İstanbul, 2006, 154-155.
- Ebû Musa, Muhammed Haseneyn, el-Belâğatü’l-Kur’âniyye fî Tefsiri’z-Zemahşerî ve Eserühâ fi’d-Dirâsâti’l-Belâğiyye, Kahire: Dârü’l- Fikri’l-‘Arabi, [t.y.].
- Ebüssuûd Efendi, Muhammed/Ahmed b. Şeyh Muhyiddin el-‘İmâdî, Tefsirü Ebi’s-Suûd el-Müsemmâ İrşâdü’l-Akli’s-Selim ilâ Mezâya’l- Kur’âni’l-Kerim, Beyrut: Dârü İhyâi’t-Türâsi’l-‘Arabî, [t.y.], I-IX.
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
-
Journal Section
Research Article
Authors
Publication Date
December 1, 2018
Submission Date
September 2, 2018
Acceptance Date
September 3, 2018
Published in Issue
Year 2018 Volume: 30 Number: 30