Günümüzde hem kıta Avrupası hem de common law sistemlerinde benimsenmiş olan kanunilik ilkesi, aydınlanma ve klasik okulun etkisiyle on sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren pozitif hukuk metinlerine girmeye başlamıştır. Bu reformlardan önce ise ceza hukukunun son derece öngörülemez bir yapıda olduğunu ve hakimin sınırsıza yakın bir takdir yetkisi bulunduğunu söylemek mümkündür. Kanunilik ilkesini ve temel felsefesini geliştiren klasik okulun bu uğurdaki en temel amacı da işte hakimin bu takdir yetkisini sınırlandırabilmek, insanlara hukuk nezdinde öngörülebilir bir yaşam sunabilmek olmuştur. Aynı zamanda liberal hukuk devleti ideolojisini de geliştiren aydınlanma filozofları; bu ideoloji ile doğrudan bağlantılı olan kanunilik ilkesini, bireyin devlete karşı kalkanı olarak kuramlaştırmışlardır. Feuerbach ise ilkenin nihai amacını genel önleme şeklinde beyan etmekle, ilkenin kalkan şeklindeki temel versiyonuna bir temel versiyon daha eklemiş ve bu kalkanın yanına kılıcı da yerleştirmiştir. İlkenin bir diğer versiyonu ise Locke ekseninde, tabii hukukun pozitif hukuk normlarından üstün tutulduğu versiyonudur. Aydınlanma ile birlikte kıta Avrupası’nda kanunilik ilkesi reformu gerçekleşmeye başlamış ise de common law sistemlerinde bu reformun gerçekleştirilebilmesi yaklaşık iki yüz yıllık bir gecikmeyle olmuştur. Bu reform öncesinde ise hakimlerin ceza hukuku alanında hukuk yaratabilmesi kabul edilmiş ve bu yaratılan hukuktan doğan common law külliyatı da ceza hukukunun bağlayıcı bir kaynağı olarak benimsenmiştir. Bu sebeple toplu normlar içeren ciddi ceza kanunları da yürürlüğe konulmamıştır. Lakin öngörülebilirlik noktasında ciddi eleştirilere konu olan bu sistem, özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra ekseriyetle tüm common law ülkelerinde değiştirilmiş, kıta Avrupası’na yakın bir sisteme geçilmiştir. İlkenin bütün versiyonları ve gerek kıta Avrupası gerekse kanunilik ilkesi reformlarından sonra kıta Avrupası’na benzer bir görünüme kavuşan common law sistemlerindeki ortak olan genel esasları; içerisinde kıyas yasağını, kanunların açıkça kaleme alınması gereğini ve geçmişe etki yasağını barındıran belirlilik ilkesi ile (common law sistemlerindeki birkaç istisnai durum dışında) suç ve ceza hukuku yaptırımlarının ancak kanunla yürürlüğe konulabilmesi esası şeklindedir. Temelde suç ile ceza hukuku yaptırımları bakımından geçerli olan kanunilik ilkesi, suç ve yaptırımların tespitinde doğrudan yahut dolaylı etkisi sebebiyle muhakeme hukuku bakımından da geçerlidir.
The principle of legality, which has been adopted in both continental European and common law systems today, has been introduced into positive legal texts since the late eighteenth century under the influence of the enlightenment and the classical school. Before these reforms, it is possible to say that criminal law had a highly unpredictable structure and the judge had an almost unlimited discretionary power. The main aim of the classical school, which developed the principle of legality and its basic philosophy, was to limit this discretionary power of the judge and to provide people with a predictable life under the law. Enlightenment philosophers, who also developed the liberal ideology of the rule of law; theorized the principle of legality, which is directly related to this ideology, as the shield of the individual against the state. Whereas Feuerbach, by declaring the ultimate aim of the principle as general prevention, added another version to the basic shield version of the principle and placed a sword next to this shield. Another version of the principle is the Lockean version in which natural law is prioritized over positive legal norms. Although the reform of the principle of legality started to be realized in continental Europe with the Enlightenment, the realization of this reform in common law systems was delayed by about two hundred years. Prior to this reform, it was accepted that judges could create law in the field of criminal law and the common law corpus arising from this law was adopted as a binding source of criminal law. For this reason, seriously criminal codes which containing collective norms, were not enacted. However, this system, which was subject to serious criticism in terms of predictability, was changed in all common law countries especially after the second half of the twentieth century and the system became similar to continental Europe. The general principles of the principle, which common to all versions and continental European and common law systems after the reforms are; the principle of certainty, which includes the prohibition of analogy, the need for clear drafting of laws and the prohibition of retroactivity and (with a few exceptions in common law systems) the principle that crimes and criminal law sanctions can only be enacted by code. The principle of legality, which basically applies to crimes and criminal law sanctions, also applies to the procedural law due to its direct or indirect effect on the determination of crimes and sanctions.
Principle of Legality Certainly Continental Europe Common Law Predictable
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30915/abd.1677807 |
| IZ | https://izlik.org/JA97ND39KH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 84 Sayı: 1 |
Ankara Barosu Dergisi Chicago atıf sistemini benimsemektedir.