ŞEKLİ EŞİTLİĞİN SINIRLARINI AŞMAK: FREDMAN VE MACKINNON TARTIŞMASI
Öz
Bir eşitlik arayışı olarak ortaya çıkan feminizmin hukuk tartışmasına en önemli katkılarından biri liberal hukukun eşitlik anlayışını sorgulamak olmuştur. Feminist hukuk teorisinin en güncel meselelerinden biri olan maddi eşitlik kavramı mevcut şekli eşitlik çerçevesine yöneltilen eleştirilerle birlikte gelişmiştir. ‘Benzerlere benzer muamele’ ilkesinin yansıması olan şekli eşitlik yerine önerilen maddi eşitlik, dezavantajlı grupların somut durumlarını gözeterek eşitsizlikleri hukuk yoluyla gidermeyi hedefler. Bu iddialı girişim hararetli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Farklı feminist yaklaşımlar içinde geliştirilen öneriler reformdan yapısal dönüşüme uzanan bir yelpaze oluşturur. Bu yelpaze içindeki teorik ayrışmaların belirgin bir örneği olan Sandra Fredman ile Catharine MacKinnon arasındaki maddi eşitlik tartışması literatürde yeterince ilgi görmese de ufuk açıcıdır.
Tartışmanın önemi, bu iki hukukçunun hukuk uygulamasına eşitsizliğin belirlenmesi ve giderilmesine konusunda somut ve farklı öneriler sunmalarından kaynaklanır. Fredman’ın çok boyutlu yaklaşımı eşitsizliği farklı eksenler içinde analiz ederken MacKinnon eşitsizlikleri “tahakküm” ilişkileri olarak görür ve eşitsizliklerin gerisindeki hiyerarşilere odaklanır. Bu çalışmada, maddi eşitlik kavramı ve Fredman ile MacKinnon arasındaki tartışma kısaca özetlendikten sonra bu iki yaklaşımın farkı maddi eşitlik içtihadından örnekler üzerinden açıklanarak hukuk uygulaması bakımından sundukları imkan ve sınırlar ele alınmaya çalışılacaktır. Bu analizle hedeflenen literatürde teorik açıklamalar ve şekli eşitlik eleştirileriyle sınırlı şekilde ele alınan maddi eşitlik tartışmasını güncel hukuk çerçevesinde değerlendirmektir.
Anahtar Kelimeler
Eşitlik, ayrımcılık, feminist hukuk teorisi, tahakküm, hiyerarşi
TRANSCENDING THE LIMITS OF FORMAL EQUALITY: THE FREDMAN-MACKINNON DEBATE
Öz
One of the most significant contributions feminis which emerged as a quest for equality has made to legal discourse is its critique of liberal law’s conception of equality. The concept of substantive equality, one of the most essential issues in feminist legal theory, has evolved alongside critiques directed at the existing framework of formal equality. Substantive equality, proposed as an alternative to formal equality which reflects the principle of ‘similar treatment in similar situations’ aims to address inequalities through legal means by taking into account the specific circumstances of disadvantaged groups. This ambitious endeavor has also sparked heated debates. Proposals developed within various feminist approaches span a spectrum ranging from reform to structural transformation. The debate on substantive equality between Sandra Fredman and Catharine MacKinnon which is a clear example of the theoretical divisions within this spectrum is enlightening, even if it has not received sufficient attention in the literature.
The significance of this debate stems from the fact that these two legal scholars offer concrete and distinct proposals regarding the identification and resolution of inequality in legal practice. While Fredman’s multidimensional approach analyzes inequality across various axes, MacKinnon views inequalities as “domination” relationships and focuses on the hierarchies underlying them. In this study, after briefly summarizing the concept of substantive equality and the debate between Fredman and MacKinnon, the differences between these two approaches are examined through examples from substantive equality case law. The aim of this analysis is to evaluate the debate on substantive equality which has been addressed in the literature primarily through theoretical explanations and critiques of formal equality within the framework of contemporary law.
Anahtar Kelimeler
Equality, discrimination, feminist legal theory, domination, hierarchy