ANTİ-ESTETİK VERSUS ESTETİK

Sayı: 57 1 Kasım 2016
  • Gökçen Şahmaran Can
PDF İndir
TR EN

ANTİ-ESTETİK VERSUS ESTETİK

Öz

Sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Bu bağlamda Antik dönem Yunan estetiğinde, Eski Yunanlılar, estetiğin bağımsız bir bilim olabileceğini düşünmemişlerdi. Onların eserlerinde, güzel hakkındaki fikirler, ahlak ve politika ile karışık bir şekilde ifade edilmişti. Oysa tarih içinde çeşitli sanat olguları, sanat akımları, estetik düşünce sistemleri incelendiğinde güzel ve güzellik kavramının tek değişmeyen niteliğinin, değişkenliği olduğu kolayca görülecektir. Antik çağdan günümüze önemli estetik kuramlar incelenirken güzellik kavramına değişik anlamlar yüklendiği görülür. Sonuç olarak, güzellik kavramı belli kültür ve uygarlık durumlarına göre zaman içinde değişir ve bağıntılıdır. Kısaca, sanatın amacının güzel ve iyi olanı yansıtmak olduğu düşüncesinin hakim olduğu dönemlerdeki estetik kuram, otorite tarafından öngörülen, özünde toplumsal hiyerarşik düzeni barındıran, seçkin ve soylu bir biçimdir. Ve otoriteye karşı gelmeyen bir toplum yaratmak adına, toplumu estetik açıdan eğitmek üzere oluşturulmuş bir güzellik bilimidir. Sanat sayesinde yerleşik düzeni güzelleştirmeye hizmet eden kapitalist burjuva kültürüne karşı özellikle 2 Dünya savaşı sonrasında, Antik Yunan Sanat özelliklerini içinde barındıran, modern topluma dayatılan estetik yasalara karşı bir Anti-Estetik anlayış gelişir. Bu anlamda Lessing, Kant, Hegel, Schiller ve diğerlerinin savunduğu estetik program yoktur artık. Şöyle ki; klasik estetik anlayışın belirleyicileri olan kısaca güzelin bilimi olarak estetik veya estetiğin araştırma alanını güzellik ve sanatla sınırlayan Platoncu mutlak güzel kavramına dayalı bir klasik estetik tanım artık aşılmıştır. Gelinen son noktada sanat, geleneksel yöntemlerden soyutlanarak anti-estetik marjinal çalışmalar olarak dünya sanatına yön vermiştir. Bunu da sanatsal bağlamda verili olan baskıcı klasik estetik biçimin sınırlarını ihlal ederek, bozarak görsel pratiklere dökmeye çalışmışlardır. Kolajla başlayan beden sanatına kadar varan bu anti-estetik oluşum dünya sanatını etkileyerek günümüze kadar ulaşmış ve bugünün sanatçılarına izlek oluşturmuştur.

Anahtar Kelimeler

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

-

Bölüm

-

Yazarlar

Gökçen Şahmaran Can Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi

1 Kasım 2016

Gönderilme Tarihi

1 Kasım 2016

Kabul Tarihi

-

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2016 Sayı: 57

Kaynak Göster

APA
Şahmaran Can, G. (2016). ANTİ-ESTETİK VERSUS ESTETİK. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi, 57, 1-18. https://izlik.org/JA22KG95AF