The Transformation of Climate Change Discourse in Türkiye's National Development Plans
Öz
This study aims to analyze the transformation of the discourse on the concept of “climate” in Türkiye’s National Development Plans covering the period between 1963 and 2028, on conceptual, institutional, and political levels. The study, conducted through content analysis and document review based on a qualitative research method, examines the development plans by dividing them into three periods. The First Period (1963–1999) is characterized by the treatment of climate as a technical and natural production parameter; the Second Period (2000–2019) marks the institutional visibility of climate change discourse and its integration with environmental policies; and the Third Period (2020–2028) highlights the climate crisis as a strategic development priority and a governance axis. The analysis reveals that over time, the concept of “climate” has evolved into a multidimensional policy domain by being associated with various sectors. Initially considered only as a technical element within the framework of agricultural production and geographical conditions, the concept of climate has later been linked to different sectoral areas such as energy, urbanization, disaster management, water resources, forestry, industry, transportation, tourism, education, and health. In recent years, climate change has been discussed alongside concepts such as green transformation, net zero emissions, carbon sinks, circular economy, and social vulnerability, becoming an integral component of development policies. The findings of the study demonstrate that climate discourse has undergone a significant transformation not only at the conceptual level but also in terms of its integration into policy areas, its institutional framework, and strategic priorities. In this context, the climate concept has become a multidimensional policy axis by being integrated with green transformation, risk management, and sustainable development goals. The expansion of climate discourse across sectoral policies indicates that the concept has been incorporated into various policy areas in development documents, thereby gaining greater institutional visibility.
Anahtar Kelimeler
Türkiye’de İklim Değişikliği Söyleminin Ulusal Kalkınma Planlarındaki Dönüşümü
Öz
Bu çalışma, Türkiye’de 1963–2028 yılları arasındaki dönemi kapsayan Ulusal Kalkınma Planlarında “iklim” kavramına ilişkin söylemin geçirdiği dönüşümü kavramsal, kurumsal ve politik düzeyde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemine dayalı içerik analizi ve doküman incelemesiyle yürütülen çalışmada, kalkınma planları içerik açısından üç döneme ayrılarak incelenmiştir. Birinci Dönem (1963–1999), iklimin teknik ve doğal bir üretim parametresi olarak değerlendirildiği; İkinci Dönem (2000–2019), iklim değişikliği söyleminin kurumsal görünürlük kazandığı ve çevresel politikalarla bütünleştiği; Üçüncü Dönem (2020–2028) ise iklim krizinin stratejik bir kalkınma önceliği ve yönetişimsel bir eksen olarak ele alındığı dönemler olarak ön plana çıkmaktadır. Kalkınma planlarında “iklim” kavramının zamanla farklı sektörlerle ilişkilendirilerek çok boyutlu bir politika alanına dönüştüğü görülmektedir. Başlangıçta yalnızca tarımsal üretim ve coğrafi koşullar çerçevesinde teknik bir unsur olarak ele alınan iklim kavramı, zaman içinde enerji, şehirleşme, afet yönetimi, su kaynakları, orman, sanayi, ulaştırma, turizm, eğitim ve sağlık gibi farklı sektörel başlıklarla ilişkilendirilmiştir. Son dönemlerde ise iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, net sıfır emisyon, yutak alanlar, döngüsel ekonomi ve toplumsal kırılganlık gibi kavramlarla birlikte anılarak kalkınma politikalarının bütüncül bir bileşeni haline gelmiştir. Çalışmanın bulguları, iklim söyleminin yalnızca kavramsal düzeyde değil, aynı zamanda politika alanlarına entegrasyon biçimi, kurumsal çerçevesi ve stratejik öncelikleri bakımından önemli bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda iklim kavramı yeşil dönüşüm, risk yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle bütünleşerek çok boyutlu politika ekseni haline gelmiştir. İklim söyleminin sektörel politikalara yayılarak gelişim göstermesi, kavramın kalkınma belgelerinde farklı politika alanlarına entegre edildiğini ve bu yolla kurumsal düzeyde daha görünür hale geldiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler
Bu çalışma, araştırma ve yayın etiği ilkelerine uygun olarak hazırlanmıştır.
Çalışmada herhangi bir insan katılımcı, hayvan deneyi, anket veya mülakat gibi etik kurul izni gerektiren bir veri toplama süreci yürütülmemiştir. Araştırma, yalnızca kamuya açık resmî dokümanlar (Ulusal Kalkınma Planları) üzerinde nitel doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.
Yazarlar, çalışmada herhangi bir çıkar çatışmasının bulunmadığını ve tüm kaynakların bilimsel atıf kurallarına uygun biçimde belirtildiğini beyan eder.