Pedodonti, 0–15 yaş arası bireylerin ağız ve diş sağlığını korumaya yönelik restoratif, endodontik, cerrahi ve koruyucu birçok tedaviyi kapsamaktadır. Bu tedavi işlemlerinin uzun vadeli başarısı, işlem sırasında kuru, temiz ve kontaminasyondan uzak bir çalışma alanının sağlanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, kullanılan izolasyon tekniğinin seçimi klinik başarı açısından kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle pediatrik hastalarda seçilecek yöntemin etkinliği ve hastaya uygunluğu, tedavi sürecini doğrudan etkilemektedir. Bu anlatı derlemesi, pamuk rulolar, tükürük emiciler ve rubber dam gibi geleneksel izolasyon yöntemlerinin yanı sıra Isolite ve DryShield gibi modern sistemlerin etkinliğini değerlendirmektedir. Bu yeni nesil sistemler, entegre emme, aydınlatma ve ısırma desteği gibi fonksiyonları bir araya getirerek daha verimli ve entegre bir yaklaşım sunmaktadır. Klinik süreci hızlandırmakta, hasta konforunu artırmakta ve çocuk hastaların tedaviye uyumunu kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, kısa dikkat süresi, artmış salivasyon ve sınırlı ağız açıklığı gibi çocuklara özgü davranışsal ve anatomik özellikler izolasyon tekniği seçiminde mutlaka dikkate alınmalıdır. Bireyselleştirilmiş ve hasta merkezli bir yaklaşım ön planda tutulmalıdır. Modern sistemlerin klinik uygulamalara entegrasyonu, pedodontik tedavilerin etkinliğini ve hasta memnuniyetini artırmada önemli katkılar sağlayabilir.
Bu çalışma etik onayı gerektirmemektedir.
İstanbul Üniversitesi
Çalışmanın gerçekleştirilmesi sırasında desteklerini esirgemeyen İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyelerine teşekkür ederim.
Pediatric dentistry involves a wide range of restorative, endodontic, surgical, and preventive treatments aimed at maintaining the oral health of individuals aged 0–15 years. The long-term success of these procedures is strongly associated with maintaining a dry, clean, and uncontaminated working field during dental interventions. For this reason, the choice of isolation technique plays a critical role in achieving optimal clinical outcomes. The effectiveness and patient compatibility of the selected isolation method directly influence the success of the treatment, especially in pediatric patients who often present unique challenges in terms of both anatomy and behavior. This narrative review focuses on evaluating commonly used traditional methods such as cotton rolls, saliva ejectors, and rubber dams, as well as modern isolation systems like Isolite and DryShield. These newer systems combine suction, lighting, and bite block functions, offering a more integrated and efficient approach. They have been shown to significantly improve clinical workflow and enhance the comfort and cooperation of pediatric patients during treatment. Furthermore, behavioral traits like short attention span, increased salivation, and limited mouth opening must be considered when selecting an isolation strategy. A personalized and patient-centered approach should be prioritized. Incorporating advanced systems can contribute to more effective, time-efficient, and stress-free pediatric dental procedures, ultimately leading to improved patient compliance and satisfaction.
This study does not require ethical approval
İstanbul University
I would like to thank the faculty members of Istanbul University, Faculty of Dentistry, for their support during the conduct of this study.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Çocuk Diş Hekimliği |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA79RB42CW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 1 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)