AMAÇ: Tıbbi uygulama hatası iddialarında son yıllarda belirgin bir artış olması ve tıbbi uygulamaların değerlendirilmesinin teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi, adli makamların ve tarafların bilirkişilere başvurularında da belirgin bir artışla kendini göstermiştir. Bu çalışmada tıbbi uygulama hatası ile ilgili alınan bilirkişi raporlarının karar oluşturma mekanizmalarına katkısını tartışmak amaçlanmıştır. YÖNTEM: Bu çalışmada 2018 ve 2019 yıllarında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu tarafından görüş bildirilen tıbbi uygulama hatası iddiası bulunan 254 dosya retrospektif olarak incelenmiştir. BULGULAR: Dosyaların %15,4’ünde kadın hastalıkları ve doğum, %13,8’inde acil tıp branşlarından ve %15,4’ünde birden fazla branştan şikâyetçi olunduğu, tıbbi uygulama hatalarının en sık tanı aşamasında meydana geldiği, en sık özel hastanelerden şikâyetçi olunduğu fakat tıbbi uygulama hatasının en sık devlet hastanelerinde tespit edildiği görülmüştür. Değerlendirilen dosyaların %55,1’inde tıbbi uygulama hatası olmadığı, %42,1’inde tıbbi uygulama hatası olduğu, %2,8’inde değerlendirme yapılamadığı tespit edilmiştir. Dosyaların %63,8’inde Adli Tıp Kurumu dışında başka bilirkişilerden görüş alındığı, diğer bilirkişi raporlarının %40,3’ünün üniversite hastaneleri ilgili branş anabilim dalları, %27,9’unun özel bilirkişiler tarafından düzenlendiği, kamu kuruluşlarında düzenlenen bilirkişi raporlarında %45,9 oranında Üst Kurul ile çelişki bulunurken, özel bilirkişi raporlarında %67,7 oranında çelişki bulunduğu görülmüştür. SONUÇ: Ülkemizdeki bilirkişilik sisteminde, her ne kadar resmi bilirkişi kurumlarının denetlenmesi ile ilgili yasal düzenlemeler bulunsa da özel bilirkişilerin verdiği kararları denetleyen bir mekanizma bulunmamaktadır. Bu çalışmada da tespit edildiği gibi adli sürecin tarafsız ve bağımsız ilerleyebilmesi adına özel bilirkişilik hizmeti verecek olan kurum ve kişiler için ayrıntılı yasal düzenlemelerin yapılması, mesleki eğitimlerin düzenlenmesi, düzenlenen raporlar açısından etik bilirkişilik kurullarının oluşturulması gibi atılacak adımlarla bilirkişilik sisteminin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi sağlanacaktır.
Tıbbi uygulama hatası malpraktis bilirkişilik bilirkişi raporu uzman mütalaası
INTRODUCTION: The significant increase in medical malpractice claims in recent years and the fact that the evaluation of medical practices requires technical knowledge and expertise has also manifested itself with a significant increase in the applications of judicial authorities and parties to experts. In this study, it is aimed to discuss the contribution of expert reports regarding medical malpractice to decision making mechanisms. METHODS: In this work, 254 files alleging medical malpractice, which were commented by Third Supreme Council of The Council of Forensic Medicine in 2018 and 2019, were retrospectively analyzed. RESULTS: Complaints are the field of gynecology and obstetrics in 15.4%, emergency medicine branches in 13.8% and more than one field in 15.4% of the files. In addition to this, 63.8% of the files received opinions from experts other than The Council of Forensic Medicine. When the remaining expert reports considered, 40.3% of them were made by university hospitals’ related branches while 27.9% by private experts. Among the reports issued in public institutions, a fraction corresponding to 45.9% has a contradiction with the Upper Assembly. On the other hand, it was observed that there was a contradiction at the rate of 67.7% in the private expert reports. CONCLUSION: In the expertise system in our country, although there are legal regulations regarding the supervision of official expert institutions, there is no mechanism to supervise the decisions made by private experts. As determined in this study, the expert system will be ensured to progress in a healthy way with the steps to be taken such as making detailed legal arrangements for the institutions and individuals who will provide private expert services in order to ensure that the judicial process can proceed impartially and independently, organizing vocational trainings, and establishing ethical expert committees in terms of the reports issued.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2021 |
| IZ | https://izlik.org/JA56KH23PJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 35 Sayı: 3 |