Giriş: Çocuk istismarı ve ihmali önemli bir halk sağlığı problemidir. Çocuk istismarı fiziksel, duygusal ve cinsel istismar şeklinde olabilmektedir. Bu çalışmada; daha önce birçok kez istismardan şüphelenilmesine rağmen önlenemeyen, fiziksel istismar sonucu ölen, otopside dış muayenede bulgu olmamasına rağmen iç muayenede ağır yaralanmalar tespit edilen çocuk olgunun adli tıbbi yönlerinin sunulması amaçlanmıştır. Olgu: 8 aylık erkek çocuk, doğumdan sonra birçok kez ailesi tarafından nöbet geçirme ve farklı şikâyetler nedeni ile hastaneye başvurmuş, en son kan kusma şikayeti ile evde rahatsızlanması üzerine 112 sağlık ekibi tarafından hastaneye eks olarak getirilmiştir. Otopside; tıbbi müdahaleye bağlı iğne izleri dışında harici travmatik lezyon tespit edilmemiştir. İç muayenede; göğüs her iki yanda ön ve arka bölgelerden kanamalı çok sayıda kosta kırığı, interkostal aralıklarda yaygın kanama, sağ ve sol kostalarda eski kırıklara bağlı şişlikler, sağ atriumda laserasyon ve perikart boşluğunda hemorajik sıvı, batın boşluğunda hemorajik sıvı ve yaygın inflamasyon, treitz ligament hizasında ince bağırsakta tam kat kopma, karaciğerde laserasyon, sağ böbrek çevresinde kanama tespit edilmiştir. Otopsi ve tüm değerlendirmeler sonucunda çocuktaki bulguların fiziksel istismar ile uyumlu olduğu kanaatine varıldı. Sonuç: Hastaneye başvuran çocuk olgularda, özellikle şüpheli durumlarda mutlaka istismar yönünden değerlendirme yapılmalıdır. Çocuğun istismar edildiği yönünde şüphe ve bulgular varsa, vakit kaybetmeksizin adli mercilere ihbar edilmelidir. Hekimlerin de çocuk istismarı açısından bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
Objective: Child abuse and neglect, which can be physically, emotionally and sexually, is an important public health issue. This study aims at presenting medicolegal aspects of a child abuse case died inevitably as a result of physical abuse. The autopsy revealed no findings at all in external examination whereas internal examination revealed severe damages. Case: 8 month-old boy, admitted to hospital many times due to seizures and many other various complaints, was brought dead to the hospital with complaints of vomiting blood by 112 health care team. In the autopsy, examination of the skin was essentially normal except for needle marks resulting from medical treatment. Internal examination showed numerous hemorrhagic rib fractures in bilateral hemithorax, widespread haemorrhages in intercostal space, nodes depending on old bone fracture in the right and left ribs, the right atrium laceration and hemorrhagic fluid in pericardial space, hemorrhagic fluid and widespread inflammation in abdominal cavity, full-thickness rupture at the level of treitz ligamant in the small intestine, liver laceration, and bleeding around the right kidney. As a consequence of the autopsy and all evaluations, it was concluded to be compatible with the physical abuse of the child. Conclusion: The pediatric patients admitted to hospital should be evaluated in terms of child abuse especially in cases of suspicion. Findings and suspicions associated with child abuse must be reported to the judicial authorities urgently. The physician’s awareness should be increased in terms of child abuse as well.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2014 |
| IZ | https://izlik.org/JA33CW64LS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2014 Cilt: 28 Sayı: 3 |