Amaç: Dövme, bireysel kimliğin ve sanatın bir ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Estetik bir unsur olmanın ötesinde, adli süreçlerde delil niteliği taşıyan önemli bir inceleme konusu olup özellikle kimliklendirme işlemlerinde rolü artan bir öneme sahiptir. Ayrıca, dövmeler sosyolojik boyutlarıyla da incelenmeye değer unsurlar arasında yer almaktadır.
Yöntem: Bu çalışmada, Yargıtay içtihatlarında dövmenin adli tıp bağlamında nasıl ele alındığı değerlendirilmiştir. Yargıtay Karar Arama Sitesi üzerinden “dövme” anahtar kelimesiyle ulaşılan kararlar içeriklerine göre sınıflandırılmış; özellikle dövmelerin kimliklendirme süreçlerindeki işlevselliği, adli delil olarak kullanım potansiyeli, dövme sildirme işlemlerine bağlı hukuki sorunlar ve sosyolojik yansımaları incelenmiştir.
Bulgular: İncelenen 145 Yargıtay kararının %51,7’sinde dövmenin kimliklendirme aracı olarak kullanıldığı, en sık hırsızlık, yağma ve uyuşturucu suçlarında delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Dövmenin fiziksel varlığına ilişkin eksik incelemelerin, adli süreçlerde önemli belirsizliklere yol açtığı ve özellikle tanık ifadeleriyle dövme uyumunun güçlü bir delil kriteri olarak değerlendirildiği görülmüştür. Dövmelerin en sık kol ve elde yer aldığı, detaylı dövme tasvirinin ise kimliklendirmede kullanılan kararların sadece %25,3’ünde yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca dövme, sosyal etkileşim aracı olarak cinsel suçlarda belirgin bir şekilde öne çıkmış ve özellikle çocuğun cinsel istismarı vakalarında dikkat çekmiştir.
Sonuç: Dövme, kimliklendirme ve delil değerlendirme açısından önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Yargıtay kararlarının analizi, dövmelerin tanık ifadeleri ve görsel kayıtlarla karşılaştırılmasında belirleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Özellikle dövmenin fiziksel tespiti, tanık ifadeleriyle uyumu ve görsel kayıtlarla karşılaştırılmasında standart protokollerin eksikliği dikkat çekmektedir. Adli süreçlerde dövmelerin daha etkin kullanılabilmesi için sistematik değerlendirme kriterleri oluşturulmalı ve dövme sildirme işlemleri hukuki ve tıbbi açıdan denetim altına alınmalıdır.
Aim: Tattoos are regarded as expressions of individual identity and art. Beyond being aesthetic elements, they have become important subjects of examination in legal proceedings, particularly gaining significance in identification processes. Additionally, tattoos warrant sociological investigation due to their broader social implications.
Materials and Methods: A total of 145 Court of Cassation decisions containing the term ‘tattoo’ were identified through the Turkish Court of Cassation Decision Search Database. These decisions were thematically analyzed based on the forensic and legal contexts in which tattoos were referenced.
Results: In 51.7% of the decisions, tattoos were used as tools of identification, primarily in theft, robbery, and drug-related offenses. However, among these identification-related decisions, only 25.3% included detailed tattoo descriptions. Tattoos were most commonly located on the arm and hand. In 16.6% of the cases, tattoos served as indicators of social interaction, particularly in sexual offense cases involving children. Additionally, 3.4% of the decisions included complaints related to complications following tattoo removal procedures, raising concerns regarding medical and legal oversight.
Conclusion: Tattoos serve as important forensic markers in the identification and evaluation of evidence. The findings highlight the need for standardized documentation protocols in judicial processes and for the implementation of stricter oversight in tattoo removal practices to ensure legal consistency and protect individual rights.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Adli Tıp |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 39 Sayı: 3 |