Damar cerrahisindeki teknik gelişmeler, yaralıların sağlık merkezlerine süratle ulaşmalarının sağlanması ve hızlı teşhis yöntemleri, damar yaralanmalarına bağlı ölümleri oldukça önemli bir ölçüde azaltmıştır. 2 yıllık adli otopsi materyeli içerisinde tespit edilen 124 damar yaralanmasının 26 adedi hastaneye canlı olarak girip ameliyat olmuş, ancak olay bir komplikasyon neticesi ölümle sonuçlanmıştır. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, bu olaylarda, sanığın eyleminden sonra sanık iradesi dışında, beklenmedik şekilde ortaya çıkan faktörlerin TCK 451. maddesi işletilmesi zorunluluğunu ortaya çıkardığı dikkati çekmektedir. Diğer 98 olguda bu tür bir adli uygulama söz konusu değildir; çünkü, ölüm, yaraların direkt etkisi ile ortaya çıkmıştır. Ülkemizin belli şartları
dikkate alındığında, hızlı yaralı ulaşımı sağlandığında hastanede müdahale imkanına kavuşacak olan mağdur, yaşama şansına sahip olacağı gibi, ölümü halinde TCK 451. maddesinin işlerlik kazanması ile sanığın lehine bir durum ortaya çıkacaktır. Bu kavramın, toplumsal açıdan iki yönlü bir yararı olacağını düşünmekteyiz.
Damar yaralanmaları Kardiyavasküler cerrahi Adli değerlendirme
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 1988 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 1988 |
| IZ | https://izlik.org/JA49KP63XG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 1988 Cilt: 4 Sayı: 1-2 |