Aile içi şiddet; öğretim düzeyi, ekonomik ve kültürel gelişmişlik ve coğrafi bölge ayrımı
gözetmeksizin, tüm dünyada ve kültürlerde yaygın bir biçimde görülmektedir. Aile içi şiddetin
yüzyıllardır değişmeyen mağdurlarından olan kadınların bu şiddeti kabullenmesi ve erkeğin sosyal
statüsü nedeniyle sesini çıkarmaması ve hatta kendini suçlu hissetmesi, kadına yönelik şiddetin bir
kısır döngüye dönüşmesinin en büyük nedenini oluşturmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Polikliniği’ne 2003-2008 yılları
arasında başvurmuş, aile içi şiddet mağduru olan kadınların özelliklerinin tanımlanmasıdır. Bu amaçla,
aile içi şiddet mağduru 53 kadına ait raporlar, muayeneler sırasında kaydedilen ayrıntılı anamnez
formları ve tüm tıbbi belgeleri retrospektif olarak gözden geçirilmiştir.
Olguların %71.70’inin (n=38) partnerlerinin, %28.30’unun (n=15) diğer aile bireylerinin istismarına
maruz kaldığı, partner şiddetine uğrayan olguların büyük bölümünün (n=17, %44.74) 25-34 yaş, diğer
aile bireylerinin şiddetine uğrayan olguların büyük bölümünün ise (n=9, %60.00) 15-24 yaş aralığında
yer aldığı, olguların 39’unun (%73.58) daha önce de bir şekilde şiddete maruz kaldığı, fiziksel şiddetin
büyük çoğunluğunun çıplak el ve ayak kullanılarak meydana geldiği, yaralamalarda ağırlıklı olarak yüz
bölgesi hedef seçildiği belirlenmiştir.
Çalışmada elde edilen veriler, aile içi şiddetin hala toplumumuzun önemli bir problemi olarak yer
tutmakta olduğunu göstermektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2009 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2009 |
| IZ | https://izlik.org/JA96NC48UY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2009 Cilt: 23 Sayı: 1 |