Amaç
Bu retrospektif otopsi çalışmasında suda boğulma tanısının
desteklenmesinde bir çok merkezde kullanılan, ancak değişik
araştırmacılar tarafından ise
tanısal rolü tartışılan diatom
analizinin suda boğulma olgularında tanısal rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Materyal ve Metod
Bu amaçla, Adli Tıp Kurumu
Morg İhtisas Dairesi’nde 2003–
2007 yılları arasını kapsayan 5
yıllık süre içinde yapılan otopsilere ait kayıtlar retrospektif
olarak taranmış ve suda boğulma tanısıyla raporu düzenlenen
toplam 440 olgu (377’si erkek,
63’ü kadın) yaş, cinsiyet, akciğer
ağırlığı, gastrointestinal sistemde su varlığı, mantar köpüğü,
organ örneklerinde diatom varlığı gibi bulgularla boğulma ortamı arasındaki (tatlı su-tuzlu
su) ilişkiler istatistiksel olarak
değerlendirilmiştir.
Bulgular
Toplam 433 olgunun 300’ünde
diatom analizi negatif sonuç
vermiş olup, negatiflik oranı
toplamda yaklaşık % 70 olarak
saptanmıştır. Diatom analizi
açısından toplam 335 tuzlu suda
boğulma vakasının 240’ı (%71.6’
sı) negatif iken 105 tatlı suda
boğulma vakasının 60’ı (%57.1’ i)
negatif bulunmuştur.
Sonuç
Kontaminasyon ve kullanılan
sindirme yöntemi gibi tüm faktörlerin değerlendirilmesi için
diatom analizinde kullanılan
farklı yöntemlerin de kullanılmasıyla boğulma ortamına ait
örneklerle birlikte karşılaştırmalı olarak değerlendirecek
prospektif, kontrollü çalışmalar
ile diatomların suda boğulma
tanısında kullanılabilirliğinin
gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ekim 2010 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2011 |
| IZ | https://izlik.org/JA44YD77SS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2011 Cilt: 25 Sayı: 1 |