Yaraların değerlendirilmesi Adli
tıp pratiğinin en önemli uygulama alanlarındandır. Adli tıp uygulamalarında otopsi sırasında
saptanan bir yaranın ölümden
önce mi, yoksa ölümden sonra
mı meydana geldiğini (canlılık)
ve ölümden önce ise, ölümden
ne kadar önce meydana gelmiş olduğunu (yara yaşı) tespit
etmek son derece önemlidir.
Yaranın özelliklerini doğru ve
objektif bir şekilde tanımlamak,
yara canlılığını ve yaşını saptayabilmek adli sürecin doğru işleyebilmesi için gereklidir. Bu
nedenlerle canlılık ve yara yaşı
değerlendirmeleri adli tıp alanındaki araştırmaların en ilgi
çeken konularındandır. Yara iyileşmesi basit ancak iyi organize
olmuş biolojik bir süreçtir. İnflamasyon, proliferasyon ve maturasyon olmak üzere birbirini
takip eden üç süreçten oluşur.
Çok sayıda biolojik madde yara
iyileşme sürecinde rol almaktadır; bu kısa ve basit yara iyileşme süreci adli tıpta yara yaşı ve
yara canlılığının saptanmasında
kullanılabilir.
Son yıllarda immünhistokimyanın ve kimyasal tekniklerin
gelişmesiyle bu alan hızla ilerlemiştir. Günümüzde yara yaşı
ve canlılık soruları üzerinde
çalışmak için temel olarak immünohistokimyasal yöntemler,
biyokimyasal yöntemler ve moleküler biyolojik teknikler kullanılmaktadır.
Çalışmada yara yaşı ve canlılık
değerlendirmesinin adli tıp uygulamalarındaki yeri, yara yaşı
ve canlılık belirlenmesinde kullanılan yöntemler, bu alandaki
gelişmeler ve uygulamadaki sorunlar tartışılmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Ağustos 2010 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ağustos 2011 |
| IZ | https://izlik.org/JA88SA37SP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2011 Cilt: 25 Sayı: 2 |