Millî Mücadele sonrası devletin yeniden şekillendiği bir ortamda basın iktidar ilişkileri sorunlu bir seyir izlemiştir. Devletin yeniden yapılanması, yeni kurumların ihdas edilmesi, modernleşme ve batılılaşma yönünde atılan bazı adımlar ve hükümetin kimi icraatları İstanbul basınında eleştiri konusu olmuştur. Hükümet yanlısı tutumuyla bilinen Ankara basınının İstanbul basınına karşı tarizkâr tavrı hükümetin İstanbul basınına karşı olumsuz tutumunu da arttırmıştır. Hükümetin yaptığı ve yapmayı planladığı bir kısım icraatlarının İstanbul matbuatında eleştiri konusu olmasından rahatsız olan Ankara Hükümeti, İstanbul matbuatına bir gözdağı vermeyi istemektedir. Hilafetin kaldırılacağı söylentilerinin dolaştığı bir zamanda Ağa Han Sultan Muhammed Şah’ın Başvekil İsmet İnönü’ye gönderdiği hilafetin kaldırılmaması tavsiyesini içeren bir mektubun İstanbul matbuatında yayınlanması, Hükümetin İstanbul matbuatına vermeyi istediği gözdağına zemin hazırlamıştır. Ağa Han’ın mektubunun İkdam, Tanin ve Tevhid-i Efkâr gazetelerinde yayınlanması üzerine bu gazetelerin sahipleri ve sorumlu müdürleri tutuklanmış ve İstanbul İstiklal Mahkemesinde yargılanmışlardır. Mahkemenin yargılama safahatında gazetecilere yöneltilen sorular ve yargılama sonrası bütün gazetecilerin beraat etmeleri dikkate alındığında, gazetecilerin yargılanması esasen iktidarın basına verdiği bir gözdağı olarak yorumlanmıştır. Nitekim yargılama sonrası Hükümetin icraatlarına İstanbul basınından esaslı eleştirilerin gelmemesi, bu yorumların haklılık payını arttırmaktadır. Bu makalede gazetecilerin İstanbul İstiklal Mahkemelerinde yargılanması süreci Tevhid-i Efkâr gazetesi merkeze alınarak incelenmiş ve dönemin basın iktidar ilişkisinin bir fotoğrafının ortaya konulması amaçlanmıştır.
In the aftermath of the War of Independence, during the reshaping of the state, the relationship between the press and the government took a problematic turn. The Ankara government, disturbed by the criticism in the Istanbul press of some of its past and planned actions, wants to intimidate the Istanbul press. At a time when rumors were circulating that the Caliphate would be abolished, the publication in the Istanbul press of a letter from Aga Khan Sultan Muhammad Shah to Prime Minister İsmet İnönü, advising against the abolition of the Caliphate, laid the groundwork for the intimidation tactics the government intended to use against the Istanbul press. Considering the questions posed to journalists during the trial and the subsequent acquittal of all journalists, the prosecution of the journalists has been interpreted as essentially a form of intimidation by the government against the press. Indeed, the lack of substantial criticism of the government's actions from the Istanbul press after the trial strengthens the validity of these comments. This article examines the trial of journalists in the Istanbul Independence Courts, focusing on the Tevhid-i Efkâr newspaper, and aims to provide a snapshot of the relationship between the press and the government during that period.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Basın Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 15 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.14520/adyusbd.1853860 |
| IZ | https://izlik.org/JA85ME75FX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 52 |