Bu çalışma, Antik Yunan’da kadının toplumsal konumunu özellikle eş kimliği bağlamında ele alarak, arkeolojik ve ikonografik veriler üzerinden kadın temsilini incelemektedir. Antik Yunan toplumunda kadın, siyasal haklardan yoksun olmasına rağmen, evlilik aracılığıyla oikosun devamlılığını, soyun aktarımını ve yurttaşlık statüsünün meşruiyetini sağlayan temel figürlerden biri olarak belirleyici bir rol üstlenmiştir. Çalışmanın amacı, kadının bu işlevinin arkeolojik belgelerde nasıl görselleştirildiğini ortaya koymak ve söz konusu temsilleri aile yapısı, toplumsal normlar ve cinsiyet rolleri çerçevesinde değerlendirmektir. Araştırmada yöntem olarak, öncelikle yazılı kaynaklarda kadının statüsüne ilişkin bilgiler aktarılmış; ardından Arkaik dönemden başlayarak arkeolojik malzeme, özellikle Attika vazoları ve mezar stelleri üzerinden ikonografik analiz yapılmıştır. Vazo resimleri, evlilik ritüellerini ve gelinin toplumsal aidiyet kazanımını görselleştirirken, mezar stelleri kadınları eş ve anne kimlikleriyle yüceltmiş, dexiosis ve anakalypsis gibi hareketlerle evlilik bağlarını sembolize etmiştir. Ayrıca çeyiz sandıkları, takı kutuları ve hizmetçi figürleri gibi ikonografik unsurlar, kadının eş olarak rolünü ve hane içindeki konumunu vurgulayan tamamlayıcı göstergeler olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, arkeolojik malzeme, kadının bireysel kimliğinin geri planda bırakıldığını, ancak eş ve anne rolleri üzerinden toplumsal hafızada kalıcı kılındığını göstermektedir. Bu temsil biçimleri, yalnızca bireysel yaşam öykülerini değil, aynı zamanda Antik Yunan toplumunda evlilik kurumunun kültürel ve ideolojik boyutlarını da görünür kılmaktadır.
This study examines the social position of women in Ancient Greece- particularly in relation to their identity as wives- and analyzes female representation through archaeological and iconographic evidence. Although women in Greek society lacked political rights, they nonetheless occupied a decisive role as key figures who ensured the continuity of the oikos, the transmission of lineage, and the legitimacy of civic status through marriage. The aim of this research is to elucidate how this function was visualized in archaeological records and to evaluate these representations within the frameworks of family structure, social norms, and gender roles. Methodologically, the study first outlines information contained in written sources regarding the status of women; it then proceeds with an iconographic analysis of archaeological material—primarily Attic vases and funerary stelai—from the Archaic period onward. Vase paintings visualize marriage rituals and the bride’s acquisition of social affiliation, while funerary stelai exalt women through their identities as wives and mothers, often symbolizing marital bonds through gestures such as dexiosis and anakalypsis. In addition, iconographic elements such as dowry chests, jewelry boxes, and servant figures are assessed as complementary indicators that emphasize the woman’s role as a wife and her position within the household. In conclusion, the archaeological material demonstrates that a woman’s individual identity was largely relegated to the background, yet she was rendered enduring in social memory through her roles as wife and mother. These modes of representation not only reflect individual life histories but also illuminate the cultural and ideological dimensions of the institution of marriage in Ancient Greek society.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihsel Arkeoloji (Endüstriyel Arkeoloji Dahil), Yunan ve Roma Dönemi Arkeolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 4 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31592/aeusbed.1784190 |
| IZ | https://izlik.org/JA62RK97FG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: Aile Özel Sayısı |