Halk masalları, sözlü kültür aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılan, toplumsal değerleri, ahlaki ilkeleri ve kültürel normları bireylere sembolik bir dille ileten önemli anlatı türlerindendir. Bu masallar, eğlence unsuru taşımanın ötesinde, bireylerin karakter gelişimini, toplumsal uyumu ve aile içi ilişkilerin öğrenilmesini sağlayan kültürel bir araçtır. Masallarda baba figürü genellikle otorite, rehberlik ve koruyuculuk işlevi taşır. Baba, evlada toplumsal normları ve değerleri aktarırken onun sorumluluk ve cesaret kazanmasına aracılık eder. Baba-oğul veya baba-kız ilişkileri, bağlılık, sadakat ve görev bilinci çerçevesinde şekillenir; evlat bu süreçte hem bireysel erdemlerini hem de toplumsal düzeni pekiştirir. Anne figürü ise şefkat, destek ve ahlaki rehberlik sağlayarak evladın duygusal ve etik gelişimini destekler. Annenin rolü, evladın aile bağlarını ve toplumsal sorumluluk bilincini geliştirmesi açısından önemlidir. Masalların temel öğelerinden biri olan evlat figürü, çocukluktan yetişkinliğe geçişi temsil eder. Evlat, aile içindeki sorumluluk, itaat, saygı ve sevgi gibi değerleri öğrenirken çeşitli engellerle sınanır. Bu yolculuk yalnızca fiziksel bir mücadele değil, manevi olgunlaşmanın ve kültürel kodların öğrenilmesinin sembolik bir anlatımıdır. Çocuğun karşılaştığı zorluklar sabır ve azimle aşılması gereken engeller olarak sunulur ve böylece halk kültüründe erdem, adalet ve dayanıklılık gibi değerler kuşaktan kuşağa aktarılır. Bununla birlikte, masallarda anne, baba ve evlat figürleri kimi zaman bencillik, ihmal veya aşırı otorite gibi olumsuz özelliklerle de yansıtılır; bu durum aile içi çatışmaları ve bireysel zorlukları simgeler. Bu çalışma, Türkiye sahasından derlenen halk masalları aracılığıyla anne, baba ve evlat figürlerinin aile içi ilişkiler, toplumsal değerler ve bireysel olgunlaşma üzerindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada içerik çözümlemesi ve metin analizi yöntemleri kullanılmış, kapsam Türkiye masallarıyla sınırlıdır.
Folk tales are an important narrative genre that are passed down from generation to generation through oral tradition, conveying social values, moral principles and cultural norms to individuals in a symbolic language. These tales serve as an important tool that goes beyond entertainment, facilitating character development, social harmony, learning about family relationships and reinforcing cultural identity. In fairy tales, the father figure usually embodies authority, guidance and protection; while conveying social norms to the child, he instils responsibility, courage and determination. The mother figure, on the other hand, supports the child's emotional, mental and ethical development by providing compassion, mercy and moral guidance. The child figure represents the transition from childhood to adulthood; during this process, they are tested by various obstacles and internalise the values of virtue, patience, justice, and resilience. Sometimes in fairy tales, family members are portrayed with negative traits such as selfishness, neglect, or excessive authority, symbolising family conflicts and individual difficulties. This study aims to examine in detail the impact of the mother, father, and child figures on family relationships, social values, and individual maturation through folk tales collected from Turkey. Content analysis and text analysis methods were used in the research, and the scope is limited to tales from Turkey.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31592/aeusbed.1801098 |
| IZ | https://izlik.org/JA77SB89ND |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: Aile Özel Sayısı |