Toplumun ontolojik bir temeli olarak kabul edilen aile biriminin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de çözülmeyle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu durumun bir kriz sinyali olarak görüldüğü çalışmada aile biriminin çözülmesinde başat bir rol oynayan işsizliğe odaklanılmakta ve işsizlikle boşanma arasındaki ilişkinin incelenmesi araştırmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Diğer çalışmalardan farklı olarak işsizliğin statik bir yapıda değil de dinamik bir süreç olarak ele alındığı çalışmada işsizlik kısa, orta, uzun ve çok uzun süreli işsizlik kapsamında evrele ayrılarak her evrenin boşanma üzerindeki etkisinin araştırılması çalışmanın özgünlüğünü ortaya koyarak araştırmanın ana amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye’de 1988-2022 dönemi kapsamında işsizlik süreleri ve boşanma sayılarından oluşan veri seti dahilinde işsizlik süreleri ile boşanma arasındaki ilişki ARDL sınır testi yaklaşımıyla incelenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen araştırmanın genel bulgusu Türkiye’de işsizliğin boşanma üzerindeki etkisinin lineer bir yapıda olmadığı işsizlik süresine bağlı olarak evreler halinde yön değiştirdiği (pozitif-negatif-pozitif) üzerinedir. Bu durum hibrit perspektifin temel iddiası olan zamanlama etkisini Türkiye özelinde açık bir şekilde doğrulamaktadır. Nihayet araştırma politika aktörleri açısından işsizlik süresine dikkat çekerek alınacak karar ve müdahalelerin süreye duyarlı olması gerekliliği üzerinde durarak bütünleşik sosyal politika tasarımlarına yönelik politika önerileriyle tamamlanmıştır.
The family unit, considered the ontological foundation of society, is facing disintegration in Türkiye as it is globally. This situation is seen as a signal of crisis. The study focuses on unemployment, which plays a dominant role in the disintegration of the family unit, and examines the relationship between unemployment and divorce. Unlike other studies, the study examines unemployment not as a static but as a dynamic process. This study distinguishes unemployment from a static structure by dividing unemployment into short-, medium-, long-, and very long-term unemployment phases, and by investigating the impact of each phase on divorce. This demonstrates the originality of the study and constitutes its main objective. For this purpose, the relationship between unemployment duration and divorce was examined using the ARDL bounds test approach within a dataset consisting of unemployment duration and divorce numbers in Türkiye for the period 1988-2022. The overall finding of the study is that the effect of unemployment on divorce in Turkey is not linear but changes direction in phases (positive, negative, and positive) depending on the duration of unemployment. This clearly confirms the timing effect, the fundamental claim of the hybrid perspective, specifically in Turkey. Finally, the research was concluded with policy recommendations for integrated social policy designs, drawing attention to the duration of unemployment from the perspective of policy actors and emphasizing the need for decisions and interventions to be sensitive to duration.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Aile Sosyolojisi, Ekonomik Demografi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31592/aeusbed.1819063 |
| IZ | https://izlik.org/JA83BH69PS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: Aile Özel Sayısı |