This study examines the effects of the opinion requirement on criminal proceedings for tax evasion crimes regulated under Article 359 of the Tax Procedure Law No. 213. Following the amendments introduced by Law No. 7394, this study evaluates critical issues—such as the administration’s intervention in the criminal process, the opinions’ evidentiary value, their impact on judicial discretion, and the binding nature of administrative views—in light of the current literature and high court decisions. The study discusses the implications of the opinion mechanism for judicial independence, legal certainty, the right to defence, and evidentiary standards, and analyses decisions of the Constitutional Court, the Court of Cassation, and the Council of State to identify problematic aspects of practice. The study concludes that the boundaries between administrative and criminal processes should be clarified, that courts should not adhere unconditionally to the opinion, and that they should maintain objectivity when assessing evidence.
Emphasizing that the opinion should be treated as evidence to be assessed at the judge’s discretion and judicial discretion should not be undermined, the study offers recommendations for both legal regulations and practice. Ultimately, the function of the opinion in criminal proceedings should be confined to administrative assessment and should not serve as the sole determining factor in sentencing.
Tax Evasion Opinion Requirement Tax Procedure Law Criminal Procedure Standard of Evidence
Bu çalışmada, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenen vergi kaçakçılığı suçlarında vergi idaresinin mütalaa şartının ceza yargılamasına etkileri incelenmektedir. Özellikle 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin ardından, idarenin ceza sürecine müdahalesi, mütalaaların delil niteliği, hâkim takdiri üzerindeki etkisi ve idari görüşlerin bağlayıcılığı gibi kritik başlıklar, güncel literatür ve yüksek yargı kararları ışığında değerlendirilmiştir. Mütalaa müessesesinin yargı bağımsızlığı, hukuki güvenlik, savunma hakkı ve delil standartları açısından doğurduğu sonuçlar tartışılmış, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararları analiz edilerek uygulamadaki sorunlu noktalar tespit edilmiştir. İdari ve cezai süreçlerin sınırlarının netleştirilmesi gerektiği, yargı organlarının mütalaaya mutlak bağlılık göstermemesi ve delil değerlendirmesinde objektifliği koruması gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışma, mütalaanın takdiri delil olması gerektiğini ve yargı sürecinde hâkim iradesinin zedelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, hem yasal düzenlemelere hem de uygulamaya yönelik öneriler sunmaktadır. Nihayetinde, ceza yargılamasında mütalaanın işlevi, sadece idari değerlendirme ile sınırlı kalmalı, cezanın belirlenmesinde tek başına belirleyici unsur olmamalıdır.
Vergi kaçakçılığı Mütalaa şartı Vergi Usul Kanunu Ceza yargılaması Delil standardı
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku, Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 30 Sayı: 1 |