Legitimate Expectation In Administrative Law: A Comparative Study Of Turkısh And American Law Systems
Öz
Legitimate expectation is a legal principle that protects individuals from arbitrary or inconsistent actions by public authorities. It allows individuals to seek judicial remedies when their expectations, based on the administration’s regulations, past practices, or explicit commitments, are violated. By subjecting administrative actions to judicial review, the doctrine ensures fairness, consistency, and accountability. The main purpose of legitimate expectation is to enable individuals to challenge changes in administrative policies or practices that undermine their legitimate expectations. It obliges public authorities to act predictably and prevents arbitrary decisions that could harm individual rights. This ensures that the administration operates in a transparent and consistent manner. This study examines the concept of legitimate expectation in Turkish and American administrative law. In Turkish law, legitimate expectation protects the expectations of individuals based on the administration's obligation to take consistent and predictable decisions. On the other hand, rather than being an independent doctrine, the concept of legitimate expectation in American law is treated as a component of the property interest protected under the due process clause. Within this framework, legitimate expectation represents a legitimate claim of entitlement developed by individuals based on the administration’s explicit assurances or established practices, ensuring that such interests can only be terminated through constitutional due process guarantees. This study aims to analyze how the concept of legitimate expectation is shaped, highlighting its similarities and differences by comparing its application in the legal systems of both countries.
Anahtar Kelimeler
Legitimate expectation, Turkish administrative law system, American administrative law system, Due process, Property interest
İdare Hukukunda Haklı Beklenti: Türk ve Amerikan Hukuk Sistemlerinin Karşılaştırılması
Öz
Haklı beklenti, yargının idarenin keyfi veya belirsiz uygulamalarına karşı mücadelede ve bireylerin haklarını korumada kullandığı önemli bir hukuk aracıdır. Haklı beklentinin temel amacı, idarenin politikalarındaki değişiklikler ya da uygulamalarındaki sapmalar nedeniyle bireylerin haklarının ihlal edilmesi durumunda, bireylerin yargıya başvurarak çözüm elde etmelerini sağlamaktır. İdarenin düzenlemelerine, geçmişteki uygulamalarına veya taahhütlerine güvenerek beklenti içine giren bireyler, beklentileri engellendiğinde yasal yollara başvurarak çözüm talep edebilirler. Haklı beklenti, bireylere haklarını talep etme fırsatı tanımanın yanı sıra idarenin uygulamalarını yargı denetimi altında tutarak idarenin keyfi kararlar almasını engeller. Bu sayede bireyler, idarenin keyfi veya beklenmedik değişikliklerine karşı korunmuş olur ve idarenin tutarlı bir şekilde hareket etmesi sağlanır. Bu çalışma, Türk ve Amerikan idare hukuku sistemlerinde haklı beklenti kavramının nasıl ele alındığını karşılaştırmalı bir perspektifle inceler. Türk hukukunda haklı beklenti, bireylerin idarenin tutarlı ve öngörülebilir kararlar alma yükümlülüğüne dayanarak oluşturduğu beklentilerin korunmasını sağlar. Öte yandan, Amerikan hukukunda haklı beklenti kavramı müstakil bir doktrin olmaktan ziyade, süreç güvencesi kapsamında korunan mülkiyet menfaati kavramının bir bileşeni olarak ele alınmaktadır. Bu sistemde haklı beklenti, bireylerin idarenin açık taahhütlerine veya yerleşik uygulamalarına dayanarak geliştirdikleri meşru bir hak sahipliği iddiasını ifade etmekte ve bu menfaatin ancak anayasal süreç güvenceleriyle sona erdirilebileceğini garanti altına almaktadır. Bu çalışma, her iki ülkenin hukuk sistemindeki uygulamaları karşılaştırarak haklı beklenti kavramının nasıl şekillendiğini, benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymayı hedefler.
Anahtar Kelimeler
Haklı beklenti, Türk idari hukuk sistemi, Amerikan idari hukuk sistemi, Usuli güvence, Mülkiyet menfaati