Digitalisation And Freedom Of Expression: A New Limit On Expression?
Öz
Digitalisation has profoundly transformed the ways in which freedom of expression is exercised. Through social media platforms, expressions may now circulate instantaneously, without territorial boundaries, and on a massive scale. This transformation has called into question the continued relevance and adequacy of classical approaches to the limits of freedom of expression. On one side of these debates stands the “clear and present danger” test, which provides an exceptionally strong level of protection for freedom of expression in the United States and finds its contemporary articulation in the landmark case of Brandenburg v. Ohio. According to the jurisprudence of the United States Supreme Court, an expression may be restricted only where it is intended to incite imminent unlawful action and where such action is likely to occur. However, the rapid and expansive dissemination of speech in digital environments has raised new questions as to how this test should be applied to online expression. The approach of the European Court of Human Rights, by contrast, is framed within a different normative structure. Under the European Convention on Human Rights, freedom of expression is not recognised as an absolute right. The regime governing its limitation has largely been shaped through the Court’s case-law. In the context of digitalisation, the Court places particular emphasis on the positive obligations of states and on the responsibilities of intermediary actors in addressing the risks arising in online environments. Within this framework, the Court appears to adopt a more restrictive approach to the protection of freedom of expression. In the Court’s jurisprudence, liability arising from third-party comments is assessed differently with regard to online news portals and individual social media users. This dual approach has given rise to a significant body of case-law concerning the indirect boundaries of freedom of expression in the digital age. In this respect, digitalisation renders it necessary to reconsider the limits of freedom of expression
Anahtar Kelimeler
Digitalisation, Freedom of expression, Limitation, Intermediary liability, Chilling effect
Dijitalleşme ve İfade Özgürlüğü: İfadeye Yeni Bir Sınır Mı?
Öz
Dijitalleşme, ifade özgürlüğünün kullanım biçimlerini köklü biçimde dönüştürmektedir. Dijitalleşme, ifadenin sosyal mecralar aracılığıyla anlık olarak ve kitlesel biçimde dolaşıma girmesine imkân tanımaktadır. Bu dönüşüm, ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin klasik yaklaşımların güncelliğini ve yeterliliğini tartışmaya açmıştır. Bu tartışmaların bir tarafında, Amerika Birleşik Devletleri’nde ifade özgürlüğüne son derece güçlü bir koruma sağlayan, Brandenburg v. Ohio kararında çağdaş anlamını bulan “açık ve mevcut tehlike” testi yer almaktadır. Amerikan Federal Yüksek Mahkemesi içtihadına göre bir ifade ancak pek yakın bir hukuka aykırı eylemi kışkırtması ve bu eylemin gerçekleşme olasılığının yüksek bulunması hâlinde sınırlanabilmektedir. Ancak artık, dijital ortamlarda yayılan söylemlerin bu test kapsamında nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorusu gündeme gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yaklaşımı ise farklı bir çerçeve sunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ifade özgürlüğü mutlak bir hak olarak düzenlenmemiştir. İfade özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin rejim, büyük ölçüde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatları doğrultusunda şekillenmektedir. Dijitalleşme bağlamında ise Mahkeme, dijital ortamda ortaya çıkan riskler karşısında dijital platformların sorumluluklarına özellikle vurgu yapmakta; bu çerçevede ifade özgürlüğüne ilişkin daha sınırlayıcı bir yaklaşımı benimsiyor görünmektedir. Mahkeme içtihadında, üçüncü kişi yorumlarından kaynaklanan sorumluluk sorunu, dijital platformlar ile bireysel sosyal medya kullanıcıları bakımından ayrı ayrı değerlendirilmekte; bu ikili yaklaşım, dijital çağda ifade özgürlüğünün dolaylı sınırlarının belirlenmesine ilişkin önemli bir içtihat alanı ortaya koymaktadır. Bu yönüyle dijitalleşme, ifade özgürlüğünün sınırlarının yeniden düşünülmesini zorunlu kılmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Dijitalleşme, İfade özgürlüğü, Sınırlama, Dolaylı sorumluluk, Caydırıcı etki