İnternet Yoluyla İşlenen Suçlarda Suçun İşlendiği Yer
Öz
İnternet yoluyla işlenen suçlarda suçun işlendiği yerin belirlenmesi, mesafe suçları öğretisi için geliştirilmiş geleneksel yorumların dijital bağlama doğrudan aktarılmasına olanak tanımayan yapısal bir sorun ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, söz konusu sorunu Alman Ceza Kanunu'nun 3. ve 9. maddeleri ile Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesi karşılaştırmalı olarak incelenerek ele almaktadır. Her iki hukuk sisteminde de benimsenen aynı anda birden fazla yerde gerçekleşme ilkesi, sınır ötesi davalarda cezasızlığı önlemeye yönelik olmakla birlikte, dijital ortamda sınırsız biçimde uygulandığında salt teknik erişilebilirliği fiili bir evrensel yetki ölçütüne dönüştürme riskini taşımaktadır. Alman Federal Yüksek Mahkemesi içtihadı bu duruma yanıt olarak 2014 ve 2016 tarihli kararlarında erişilebilirlik ve algılanabilirliği ne bağımsız bir fiil yeri ne de tipikliğe ait bir netice yeri olarak kabul etmiştir. Bununla birlikte Alman içtihadı, suç tipinin yapısından kaynaklanan ve fiilden ayrılabilir nitelikte olan ara neticeler bakımından netice yeri imkânını tümüyle kapatmamaktadır. Türk hukukunda ise TCK m. 8'deki geniş lafzın sınırsız bir yer bağlantısını meşrulaştırmadığı; neticenin suç tipinin yapısıyla bağlantılı, fiilden ayrılabilir bir dış dünya değişikliğine karşılık gelmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu çerçevede çalışma, teleolojik daraltmaya dayanan üç aşamalı bir sınırlama modeli önermektedir. Bu modele göre netice üzerinden suç yeri kurulabilmesi için fiilin ilgili devlete objektif olarak yönelmiş olması, dış dünya değişikliğinin ex ante öngörülebilir nitelik taşıması ve ulaşılan yoğunluğun ceza hukuku müdahalesini meşrulaştıracak düzeyde olması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler
Suçun İşlendiği Yer, İnternet Suçları, Mülkilik İlkesi, Fiil ve Netice, Ceza Yetkisi
The Locus Delicti in Internet-Based Crimes
Öz
Determining the locus delicti in internet-based offences raises a structural problem that does not permit the direct transposition of traditional interpretations, developed for distance crimes, to the digital context. This study addresses that problem through a comparative analysis of §§ 3 and 9 of the German Criminal Code and Article 8 of the Turkish Criminal Code. Both legal systems adopt the ubiquity principle, which was originally designed to prevent impunity in cross-border cases but risks transforming mere technical accessibility into a de facto trigger for universal jurisdiction when applied without limitation in the digital environment. In response to this problem, the Federal Court of Justice held in its decisions of 2014 and 2016 that neither accessibility nor perceptibility constitutes an independent act place or a result belonging to the statutory definition of the offence. At the same time, German case law does not foreclose result-based jurisdiction where the offence structure presupposes a separable intermediate result. In Turkish law, it is argued that the broader wording of Article 8 does not justify unlimited territorial extension; a result capable of grounding jurisdiction must correspond to a legally meaningful external change that is separable from the act and anchored in the offence structure. Against this background, the study proposes a three-stage limitation model grounded in teleological reduction, requiring that the conduct be objectively directed toward the state in question, that the external change be objectively foreseeable ex ante, and that its intensity justify criminal law intervention.
Anahtar Kelimeler
Locus Delicti, Internet Crimes, Territoriality Principle, Act and Consequence, Jurisdiction